Journals / Avrasya Sosyal ve Ekonomi Araştırmaları Dergisi / 2018 / Cilt: 5 - Sayı: 1
EXPLOITATION OF WOMEN THROUGH THE BODY AND FEELINGS: A CASE STUDY OF MATCHMAKING SHOWS
- Pages
- 1–11
- DOI
- —
Abstract
Quantitative indicators on the popularity of matchmaking show lead to a significant effect and field of interest in terms of sociology. In matchmaking programs exploitation through the body and feelings of women occurs by means of capitalism. Corporate identity of marriage and the family are presented in different forms. Corporate and cultural values are presented by simulations progressing over symbols in these programs. Fictions, which lost own reality in modern societies and are formed virtually, blind the reality on the family. Life stories, life styles and actions of the program attendants lead to a deformation in the cultural structure. Reflection of this process is compared to destructive effect of the opportunities which capitalism gives to cultural imperialism on the family in postmodern society. Fictional signs which are presented on TVs can be analysed by semiology. Basic component of audiences and the fiction presented on TV consist of language and symbols. Differences of denotation and connotation in these programs are analysed by interpreting through semiology as a science of constative signs in the society. Aspects which are functioned, seen and reflected to the audience define denotation while facts affecting subconscious through discourse and symbols define connotation. Connotation reflects real aspect of text, discourse or system. Realities according to analysis method of semiology, realities structure according to alternative realities to phenomenological views of myth and symbolic behaviours. In this study, subconscious effects of matchmaking programs on audiences are revealed by analysing denotation and connotation of symbolic signification through semiology.
Özet
Evlilik programlarının popülerliği üzerine nicel göstergeler sosyolojik anlamda önemli bir etki ve ilgi alanı oluşmasına yol açmaktadır. Evlilik programlarında kadının bedeni ve duyguları üzerinden kapitalizm aracılığı ile sömürü gerçekleştiği söylenebilir. Evlilik ve ailenin kurumsal kimliği değişik formlarda sunulmaktadır. Söz konusu programlarda kurumsal ve kültürel değerler, semboller üzerinden ilerleyen simülasyonlar tarafından sergilenmektedir. Modern toplumda gerçekliğini yitirmiş ve sanal olarak inşa edilmiş kurgular aile kurumu üzerindeki gerçekliği köreltmektedir. Programlarda katılımcı bireylerin hayat hikâyeleri, yaşam biçimleri ve eylemleri kültür yapısında bir dezenformasyona yol açmaktadır. Bu sürecin yansıması post modern toplumda kapitalizmin kültür emperyalizmine tanıdığı olanakların aile kurumu üzerindeki yıkıcı etkisi ile karşılaşılmaktadır. Televizyon ekranlarında sergilenen kurgusal göstergeler semiyoloji aracılığı ile çözümlenebilmektedir. Seyirci ile ekranda sergilenen kurgunun temel bileşeni dil ve sembollerden oluşmaktadır. Toplumdaki betimleyici işaretlerin bilimi olarak semiyoloji aracılığı ile programlardaki düz ve yan anlam ayrımları anlamlandırılarak çözümlemeler yapılmaktadır. Kurgulanan, görünen ve izleyiciye yansıyan yönü düz anlamı tanımlarken, söylem ve semboller aracılığı ile bilinçaltını etkileyen olgular yan anlamı ifade etmektedir. Yan anlam metnin, söylemin veya dizgenin gerçek yönünü yansıtmaktadır. Semiyolojinin analiz yöntem göre gerçeklikler söylence ve sembolik davranışların fenomonolojik görünümlerine alternatif gerçekliklere göre yapılanmaktadır. Çalışmada semiyoloji aracılığı sembolik anlamlamaların düz ve yan anlamları çözümlenerek izleyici kitlesi üzerindeki bilinçaltı etkiler ortaya konulmaya çalışılmıştır.