Journals / Asya Studies / 2019 / Cilt: 4 - Sayı: 10

MASCULINITY AND FEMININITY PERCEPTION IN GENDER PERSPECTIVE: A FIELD STUDY

TOPLUMSAL CİNSİYET PERSPEKTİFİNDE ERKEKLİK VE KADINLIK ALGISI: BİR ALAN ARAŞTIRMASI

Pages
90–107
DOI
—

Abstract

The aim of this study is to reveal the perceptions of masculinity and femininity of university graduate men and to determine the points at which masculinity and femininity perceptions fall outside the traditional gender line. In-depth interviews were conducted with 20 men from various professions in the 30-45 age range within the scope of this basic objective. Phenomenology model was carried out in the study which followed the qualitative method and phenomenological analysis was used in the analysis of the data. As a result of the analysis of the obtained data, it was seen that the perceptions of masculinity and femininity of the interviewees mostly corresponded to the traditional gender line. Masculinity is defined by being physically strong, maintaining a family, heterosexuality, not showing or being unable to show feelings. The ideal man is defined as not needing anyone by providing the financial means of his family. There is a change in perception about circumcision and paternity. Circumcision is not seen as a phenomenon in which masculinity is gained, and the father figure is defined in an active role that guides and takes responsibility for his children, rather than as a passive entity that dominates the children. The main references to femininity are to be delicate, fragile, emotionally and physically beautiful. The most important roles of women are expressed as motherhood and domestic roles. Femininity is an existence that men do not want to be a member of because it has serious difficulties. This is due to the burden of domestic work on women, more exposure to violence and harassment, limited areas of freedom, and unequal gender perception in society. In general, the perception of femininity corresponds to the traditional perception of gender.

Özet

Bu çalışmanın amacı üniversite mezunu erkeklerin erkeklik ve kadınlık algılarını deşifre ederek erkeklik ve kadınlık algılarının geleneksel toplumsal cinsiyet çizgisi dışına çıkıp çıkmadığı noktaları ortaya koymaktır. Bu temel amaç kapsamında 30-45 yaş aralığında, çeşitli mesleklerden 20 erkekle derinlemesine görüşmeler yapılmıştır. Nitel yöntemin takip edildiği çalışmada olgubilim(fenomenoloji) modeli yürütülmüş ve verilerin analizinde fenomenolojik analiz kullanılmıştır. Elde edilen verilerin çözümlenmesi sonucunda görüşmecilerin erkeklik ve kadınlık algılarının çoğunlukla geleneksel toplumsal cinsiyet çizgisine denk düştüğü görülmüştür. Erkeklik; fiziksel olarak güçlü olmakla, aile geçimini sağlamakla, heteroseksüellikle, duygularını göstermemekle veya gösterememekle tanımlanmaktadır. İdeal erkek, ailesinin maddi imkânlarını sağlayarak kimseye muhtaç etmeyen olarak ifade edilmektedir. Sünnet ve babalık konusunda algı değişikliği yaşanmaktadır. Sünnet erkekliğin kazanıldığı bir olgu olarak görülmemekte ve baba figürü çocuklar üzerinde hâkimiyet kuran pasif bir varlık yerine çocukları üzerinde sorumluluk alan, onlara yol gösterici olan aktif bir rol içinde tanımlanmaktadır. Kadınlığın temel referansları; narin, kırılgan, duygusal ve fiziksel olarak güzel olmaktır. Kadının en önemli rolleri annelik ve ev içi roller olarak ifade edilmektedir. Kadınlık ciddi zorlukları içinde barındırdığından erkeklerin üyesi olmak istemedikleri bir varoluştur. Bunun sebebi olarak ev içi işlerin kadınlara yüklenmesi, şiddet ve tacizlere daha çok maruz kalmaları, özgürlük alanlarının kısıtlı olması, toplumdaki eşitsiz cinsiyet algısı gösterilmektedir. Genel olarak kadınlık algısı geleneksel toplumsal cinsiyet algısına denk düşmektedir.

Keywords: Toplumsal Cinsiyet, Erkeklik Algısı, Kadınlık Algısı