Journals / Akademik Tarih ve Düşünce Dergisi / 2017 / Cilt: 4 - Sayı: 13
Damirchihasanli district of Tiflis province under the Ottoman Empire (1723-1728)
- Pages
- 199–212
- DOI
- —
Abstract
In 1723 the Ottoman Empire annexed Kartly and Kakhety district of Tiflisto its own territory and created Tiflis province. According to the Ottoman’s taxesrules to identify economy recourses of the area and to draw them to tax theyestablished the comprehensive register “The mufassaldaftar of Tiflis province”.This document, which is preserved in the Istanbul Prime Ministry’s archive, wasfor the first time published by prof. Sh.Mustafayev in 2001 in Azerbaijani languagewithcommentaries and explanations. Present article deals with social-economic and ethno-demographic status of Damirchihasanli province on the basis of information in abovementioned register.It is known that Damirchihasanli in the times of the Ottoman rule was a dwellingplace of monoethnic population consist of Turk/Sunni, and for this reason theygreet new dominion with positive attitude. People were engaged in cattle-breeding,partly agriculture, and in comparison with another districts, paid higher taxes. Thiswas a reason why the biggest part of the population was punished by exile toKhorasan by Nadir shah.
Özet
1723 yılında Gürcistanʼın Kartli ve Kahet bölgelerini kendi topraklarına ilhak etmiş Osmanlı İmparatorluğu bu bölgelerin bünyesinde Tiflis eyaletini kurdu. Osmanlı tahrir defterlerine göre bölgenin ekonomik kaynaklarını belirtme ve vergi toplama amaçlı Tiflis eyaletinin mufassal tahrir defteri (“Defter-i Mufassal-Eyalet-i Tiflis”) düzenlendi. İstanbul Başbakanlık Osmanlı Arşiviʼnde korunmakta olan mezkur belge Azerbaycan Türkçesinde ilk kez 2001 yılında Prof.Dr. Ş.M.Mustafayev tarafından yorum ve açıklamalarla birlikte yayımlanmıştı. Bu bildiride Tiflis eyaletinin Demircihasanlı nahiyesindeki sosyo-ekonomik ve etno-demografik durumunun adı geçen tahrir defterinin verileri ışığında araştırılması amaçlanmaktadır. Demircihasanlı, Osmanlı hakimiyeti döneminde Sünnî Türk nüfusun yoğun bir şekilde ikamet ettiği mono-etnik bir yapıya sahip olduğu için buranın halkı Osmanlı hakimiyetini kolaylıkla kabul etti. Hayvancılık ve kısmen de tarımla uğraşan bu nüfusun, diğer nahiyelerin sakinlerine kıyasla daha büyük miktarda vergi ödedikleri bilinmektedir. Bu yüzden Nadir Şah sakinlerin büyük bir kısmını cezalandırmış ve Horasan’a sürmüştü.