Journals / Sufiyye / 2018 / Sayı: 4

Value of Knowledge in Sayyed 'Ali Bin 'Usman Al-Hujwiri

el Hucviri 'de Bilginin Değeri

Journal
Sufiyye
Pages
65–83
DOI
—

Abstract

The purpose of this article is to examine the relationship between philosophy and sufism. In the history of Philosophy there are many schools formed by different understanding of knowledge. Reason, experience and intuition being different aspects of knowledge constitute Rationalism, Experientialism and Intuitionalism. Sufi may be considered a representative of intuitionalist side. According to this approach solemn measure of our actions guided by intuition. This kind of knowledge has a transcendental feature. It is gifted not acquired.But if we go early formative period of school of sufism we see also priority of reason and value of rational knowledge.As a case study we will shed light on al-Hujwiri (Data Ganj Bakhsh) In his system. Hujwiri, establishing a moderate link between the Revealed Law (sharia) and the Truth (haqiqa), and arguing that the Revealed Law without the Truth is a sanctimony while the Truth without the Revealed Law is hypocrisy. He tried to reconcile circumstances with truth and fight against fake and pseudo Sufis. He derived his strength in this struggle from his allegiance to the decisive informational authority of the Qur'an and the Sunna. Hujwiri had underlines, before Ibn Rushd, the Qur'anic verses that encourage thinking and reasoning.Contemplating about God's acts and wise purposes behind them gives an intellectual competence to a person. It makes reason operational. Hujwiri also competently addresses philosophical problems. He criticizes the sophists who doubt that knowledge can be obtained.

Özet

Felsefe kelam ve tasavvufun epistemik kaynakları ve referansları farklılık gösterse de Tanrı,alem insan,ahlâk ve anlam boyutunda birer araştırma alanları olduklarında şüphe yoktur.Bu makalede tasavvuf felsefesinin Kuşeyri gibi öncü isimlerinden biri olan Hucviri’nin (ö.1072) bilgi temelli anlayışını ortaya koymaya çalışacağız.Tasavvufun erken dönem teorisyenlerinde bilginin teorik ve pratik yönüne yapılan vurgunun ortaya çıkmasını önemli buluyoruz. V/XI.yüzyılın bu karmaşık ve sorunlu döneminde yazılan en önemli tasavvufi eserlerden biri , Kuşeyri’nin er Risale adlı eseriyle el ElHucviri’nin Keşful Mahcub isimli eserleridir. Kuşeyri, Arapça olarak Tasavvufi ilkeleri ve sufilerin durumlarını yazmıştı. Hucviri ise eserini Farsça yazmış mutedil bir çizgide dinle hakikati birbirine bağlamış hakikatsiz bir din anlayışının gösteriş, dinden beslenmeyen hakikatin ise ikiyüzlülük olduğunu açıklamıştı. Kuşeyri ve Hucviri, tasavvufi hareketi kendisine bulaştırılan yanlışlıklardan temizlemeye çalıştılar. Onların yaşadığı çağda,tasavvuf imajı bu sözde ve sahte temsilcilerin sunduğu şekliyle kitlelerin tepkisine ve uzaklaşmasına yol açıyordu. Kuşeyri ve Hucviri’nin eserlerinin giriş bölümlerini okuduğumuzda bu samimi insanların, kendi çağlarında tasavvuf algısının çöküşü karşısında ne kadar üzüntü ve acı duyduklarını ve bu yanlış imajı değiştirmeye ne kadar istekli olduklarını görürüz. Hucvîrî`de sürekli bir hakikat arayışı,her alanda serbestçe düşünebilen bir akıl, yargı gücü ve bunu paylaşma tutumu ön plana çıkmaktaydı. Hucviri, İbn Rüşd ‘ten önce, Kur’an da ki düşünceyi teşvik eden ayetleri dile getirir. Allah’ın fiillerini ve hikmetini düşünmenin insanı zihinsel bir yetkinliğe ulaştıracağını belirtir. Hucviri’nin sisteminde akıl işlevsel akıldır. Kur’an daki “görmediler mi, bakmazlar mı” vurgularıyla yer alan ayetlerin Allah’n fiillerine bakmanın bunlar üzerinde düşünmenin önemini vurguladığını öne çıkarır.Hucviri, felsefe tarihinin problemlerine değinir. Bilgiden şüphe eden ve onun elde edilemeyeceğini söyleyen sofistlere eleştiriler getirir.Hucviri, ilmi amelden üstün tutanlar ile ameli ilimden üstün gören iki anlayışı da doğru bulmaz. Ona göre, bilgisiz davranış, davranış değildir. Bir davranışı davranış kılan bilgi kaynaklı oluşudur. Davranışa yansımayan bir bilgi de bilgi değildir.Hucviri, Farabi’nın gerçek filozof ve sahte filozofu ayrımı gibi, gerçek sufiyi sahte filozoflardan ayırmak için gerçek sufiyi özgür insanla özdeşleştirir.

Keywords: Epistemoloji, Felsefe ve tasavvuf, Bilginin Değeri