Journals / Usul İslam Araştırmaları / 2022 / Cilt: 38 - Sayı: 38

Captive Exchanges Between Abbasid Caliphate and Byzantium as an Example of Digression in al-Mas‘ûdî's Historiography

Mes‘ûdî’nin Tarihyazıcılığında Bir İstitrat Örneği Olarak Abbâsîler ile Bizans Arasındaki Esir Mübadeleleri

Pages
55–80
DOI
—

Abstract

al-Mas‘ûdî has two works that have survived in the field of akhbar. In his historiography, akhbar is the main source from which all sciences emerge. Therefore, it covers a wide field. For this reason, al-Mas‘ûdî stated that he included "subjects that are not mentioned in the title in every chapter". However, to achieve this, there is a need for a style that will make it possible to deal with the issues related to the headings. al-Mas‘ûdî met this need by including digression (istitrat), which is a narrative element in literature, in historiography. In this way, he placed the relevant subjects in the text. However, digression’s task in his style is not limited to this. Because the digressions used in the chapters in Murûj al-dhahab, can be presented as a section when it comes to al-Tanbîh wa al-ishrâf. The digression that examines the captive exchanges between the Abbasids and Byzantium is such. In this article, to follow Mas‘ûdî’s use of digression, firstly, it will be pointed out for what purposes he used the aforementioned method, based on the examples in Murûj. Subsequently, the section examining the exchange in al-Tanbîh will be evaluated in the context of the development of the method.

Özet

Mes‘ûdî’nin ahbâr alanında günümüze ulaşan iki eseri bulunmaktadır. Müellifin tarih yazımında ahbâr, tüm ilimlerin kendisinden çıktığı ana membadır. Dolayısıyla siyasetten felsefeye, edebiyattan kültüre oldukça geniş bir sahayı kapsamaktadır. Bu sebeple Mes‘ûdî, “her bâbda başlıkta zikredilmeyen konulara” da yer verdiğini belirtmiştir. Ancak bunu gerçekleştirmek için, konu başlıklarıyla ilişkili meselelerin ele alınmasını mümkün kılacak bir üsluba ihtiyaç vardır. Mes‘ûdî bu ihtiyacı, edebiyat sahasında bir anlatı unsuru olan istitrâtı (ara söz) tarih yazıcılığına dahil ederek karşılamış; bu sayede ilgili gördüğü konuları metnin içerisine yerleştirmiştir. İstitrât vesilesiyle hem otobiyografik bilgilere yer verme hem de biyocoğrafya, sosyo-kültürel unsurlar, felsefî meseleler gibi pek çok konuyu içine alan kapsamlı bir metin inşa etme imkânına kavuşmuştur. Fakat müellifin üslubunda istitrâtın görevi bununla sınırlı değildir. Zira Mürûcü’z-zeheb’de bölümlerin içinde kullanılan istitratlar, et-Tenbîh vel’l-işrâf’a gelindiğinde bizzat bölüm olarak sunulabilmektedir. Abbâsîler ile Bizans arasındaki esir değişimlerini inceleyen ara söz de böyledir. Bu makalede Mes‘ûdî’nin istitrât kullanımının seyrini takip etmek için; öncelikle müellifin bu üsluba sıklıkla yer verdiği eseri Mürûcü’z-zeheb’deki örneklerden hareketle, mezkûr usulü hangi amaçlarla kullandığına dikkat çekilecektir. Akabinde esir mübadelelerini inceleyen et-Tenbîh ve’l-işrâf’taki bölüm, söz konusu metodun gelişimi bağlamında değerlendirilecektir.

Keywords: İslâm Tarihçiliği, Mes‘ûdî, et-Tenbîh ve’l-işrâf, İstitrat, Esir Mübadeleleri