Journals / Türk Dünyası Dil ve Edebiyat Dergisi / 2020 / Sayı: 49
A Vowel Marked Mi‘rajiyya and Its Commentaries on Orthography and Pronunciation of the Standard Ottoman Turkish
- Issue
- 2020 · Sayı: 49
- Pages
- 161–184
- DOI
- —
Abstract
In this study, the mi‘rajiyya written by Hafız Ömer Yenişehr-i Fenârî in 1790’s are evaluated. The mi‘rajiyya has a prosaic preamble at the beginning which the author express his thoughts related to the written and spoken language of the Ottoman Turkish. In this study we focus on not the mi‘rajiyya itself but its valuable explanatory prosaic text, a foreword called dîbâja. The dîbâja part is a kind of introduction to the mi‘rajiyya. In this dîbâja, the poet reveals his theory and perception of language after giving a brief information about his work, distinguishes professional readers and writers from the ordinary literary masses, criticizes the reflection of dialectical features in the standard language, explains his orthographical method which provides a refined and elegant pronunciation. In the mi‘râjiyya the poet follows the classical spelling of Ottoman Turkish but shows the pronunciation and the arûd with wovelmarks. This method has close ties with the Qur’anic writing system. In this study, a complete transcription of the text is made and short but striking views and practices of the author about pronunciation, dialect, spoken and written language etc. are evaluated. We also add to the study a facsimile of the prosaic foreword of the mi‘rajiyya.
Özet
Bu çalışmada, Hafız Ömer Yenişehr-i Fenârî künyeli bir nâzım tarafından 1790 yılında kaleme alınan ve 318 beyitten oluşan bir mi‘râciyenin mensur dîbâcesinin dil ve imla ile ilgili söyledikleri değerlendirilecektir. Tarihî imla, telaffuz ve ağız araştırmalarında bilhassa Osmanlı Türkçesi için harekeli metinler oldukça ehemmiyetlidir. Elimizdeki mi‘râciye, bu bakımından iki türlü kıymeti haizdir: Birincisi, mi‘râciyenin, İstanbul Türkçesi, Osmanlı dönemi ağızları, standart imla ve telaffuz münasebeti gibi dil ile alakalı bazı meselelerde kısa fakat oldukça ilginç bazı malumat ihtiva eden mensur dîbâcesi; ikincisi, aruza ve İstanbul Türkçesine göre harekelenmiş metin kısmı. Çalışmada ele alacağımız dîbâce kısmı, esere bir giriş mahiyetindedir. Şair, bu dîbâcede, eseri hakkında kısa bir malumat verdikten sonra dil teorisini ortaya koyar, profesyonel okuyucu ve yazıcıları sıradan okur-yazar kitlesinden ayırır, standart edebî dile ağız özelliklerinin yansıtılmasını tenkit eder, eserini yazarken hem aruza hem de zarif bir telaffuza uygun okuyuşu temin eden bir imla metodu kullandığını söyler ve bunun nedenlerini açıklar. Metin kısmında ise şair, kalıplaşan standart Osmanlı imlasını muhafaza eden telaffuzu ve taktî‘i ise harekelerle gösteren bir imla metodu kullanır. Şairin kullandığı bu imla metodu, Kur’an imlası ile yakından ilişkilidir. Bu çalışmada, on dört satırdan oluşan dîbâcenin tam bir transkripsiyonu yapılmakta ve şairin imla, telaffuz, ağız, dil vb. ile ilgili kısa fakat çarpıcı görüşleri değerlendirilmektedir. Çalışmaya ayrıca, dîbâcenin transkripsiyonlu tam metni ile birlikte bir tıpkıbasımı da eklenmiştir.