Journals / Türk Dünyası Dil ve Edebiyat Dergisi / 2020 / Sayı: 50

Existential Problems in Nilgün Marmara Poetry in the Context of the Results of Modernity

Modernitenin Sonuçları Bağlamında Nilgün Marmara Şiirinde Varoluşsal Sorunlar

Pages
199–228
DOI
—

Abstract

Modernity is a project that promises to increase human being’s level of welfare and make him happier and peaceful by illuminating life in the light of wisdom and science. However, shortly after, the negative effects of this understanding, which is based on the aim of understanding and guidance of life only by depending on rationality, appeared as problems like rural-urban migration, modern city life, fear of unemployment, individual’s drifting into the loneliness in crowds. The identity seek and spurt in order to gain a place in society for person who tries to explain the meaning of life inquiringly, is remarkable too. Moreover, individual, who withdraws into himself mostly by being uncomfortable in his own skin and being alienated from life, does not rely on administrative system, falls from power of struggling against capitalism, and does not look at the future with hope. The relation of the increasing psychological disorders with all these factors is accepted scientifically. Nilgün Marmara (1958-1987), who earns reputation in modern times, was a poet who did not accept the social-cultural and political problems of her era and became alienated from society. In her poems, although she seems to express her personal thought and feelings, she actually reflects her deep anxiety and uneasiness about society. With announcing her pains of existence in almost every line she wrote and choosing suicide at a young age, today especially arouse young reader’s curiosity. The intention of this study is revealing the reasons of her being in a borderline case and her suicide by determining Marmara’s existential problems with reference to her poems.

Özet

Modernite, hayatı aklın ve bilimin ışığıyla aydınlatarak insanın refah düzeyini yükseltmeyi ve onu daha mutlu ve huzurlu kılmayı vaat eden bir projedir. Fakat sadece rasyonaliteye bağlı kalarak hayatı anlama ve yönlendirme çabasına dayanan bu anlayışın çok geçmeden olumsuz etkileri kırsaldan kente göç, modern kent yaşamı, işsizlik ve bireyin kalabalıklar içinde yalnızlığa sürüklenmesi gibi sorunlar olarak belirmiştir. Hayatı sorgulayarak anlamlandırmaya çabalayan bireyin kimlik arayışı ve toplum içinde kendine bir yer edinebilmek için gösterdiği olağanüstü çaba da dikkat çekicidir. Ayrıca, kendine ve hayata yabancılaşarak çoğu zaman içine kapanan birey, yönetim sistemlerine güvenmemekte, kapitalizm karşısında mücadele etme gücünü yitirmekte ve geleceğe ümitsiz bakmaktadır. Gittikçe artan psikolojik rahatsızlıkların tüm bu saydığımız etkenlerle ilişkisi bilimsel olarak kabul edilmektedir. Modern zamanlarda ismi duyulan Nilgün Marmara (1958-1987), yaşadığı devrin sosyal, kültürel ve siyasi olumsuzluklarını kabullenemeyip topluma yabancılaşan bir şairdir. Şiirlerinde, her ne kadar bireysel düşüncelerini ve hislerini ifade eder gibi görünse de aslında topluma dair duyduğu derin kaygı ve huzursuzluğu da yansıtır. “Varoluş ızdırabı”nı yazdığı hemen her dizede duyurması ve genç yaşta intiharı seçmesi ile bugün özellikle genç okurların ilgisini çekmektedir. Bu çalışmanın amacı, şiirlerinden hareketle Marmara’nın varoluşsal sorunlarını tespit ederek onu, sınır durumuna ve intihara götüren nedenleri açığa çıkarmaktır.

Keywords: Nilgün Marmara, aydınlanma, modernite, varoluş, intihar, birey, şiir