Journals / Süleyman Demirel Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Sosyal Bilimler Dergisi / 2017 / Sayı: 42
BOLOGNA PROCESS, EUROPEANIZATION AND TURKISH HIGHER EDUCATION: A RESEARCH FROM THE FIELD
- Issue
- 2017 · Sayı: 42
- Pages
- 227–246
- DOI
- —
Abstract
The 1990s were the years that Europe witnessed very dynamic and also turbulent times. Transition in the Eastern Europe paved the way for reunification of Europe in political, economic and cultural domains. Education, and higher education in particular, has been perceived as one of the most suitable means for creating a common European identity. Cooperation among European universities has long been promoted as a part of the European cultural project to develop the understanding of a European identity among the young generations. Bologna Process is the outcome of this political will declared in 1999 and aimed at creating a common European Higher Education Area and European Research Area. There have been significant changes in higher education systems of the member countries since then. Yet, after nearly two decades from its launch, the process is being questioned by many and higher education community deeply divided over the philosophy of Bologna. Turkey, as a member of the process since 2001, has also employed Bologna reforms for restructring its higher education system and for accelerating the integration with the Western world. Turkish universities succesfully implemented many of the structural reforms, yet the substance of the regulations and contribution of the process in creating a common European identity among the scholars are questionable. This paper focuses on these issues and reflects the views from the field by presenting findings of a survey carried out with research assitants in a Turkish state university. The survey was carried out in 2017 with the participation of 145 research assitants working in 10 faculties in Suleyman Demirel University. Major findings reveal that research assistants have little information on the process. Most of them think that the primary aim of Bologna process is to create a European identity, yet it is hard to talk about such an identity at the moment. In addition, research assistants do not perceive Turkish higher education and researchers as a part of European higher education area. On the other hand they do not think Bologna process as a threat to national identity. As for the implementation of Bologna process, it is seen as a bureaucratic process increasing the workload of academics which lacks democratic participation.
Özet
1990'lı yıllar Avrupa'da siyasi olarak dinamik ancak çalkantılı yıllar olmuştur. Doğu Avrupa ülkelerinde yaşanan geçiş süreci Avrupa'nın siyasi, ekonomik ve kültürel olarak yeniden birleşmesini gündeme getirmiştir. Bu bağlamda eğitim ve özellikle yükseköğretim ortak bir Avrupa kimliği yaratmak için en uygun alanlardan biri olarak görülmüş, Avrupa kimliğinin oluşturulmasında üniversiteler arasındaki etkileşim önemli bir araç olarak kullanılmıştır. Ortak bir Avrupa Yükeköğretim Alanı ve Avrupa Araştırma Alanı kurmayı hedefleyen ve 1999 yılında yaşama geçirilen Bologna süreci bu siyasi yaklaşımın bir sonucudur. Bologna süreci kapsamında birçok ülkenin yükseköğretim sisteminde önemli reformlar gerçekleştirilmektedir. Ancak, Bologna süreci birçok kişi tarafından farklı yönlerden eleştirilmekte, akademik camiada sürecin felsefesi üzerinde keskin ayrımlar ortaya çıkmaktadır. Türkiye de 2001 yılından itibaren Bologna süreci üyelerinden biri olarak yükseköğretim sisteminde yeniden yapılanma ve Batı dünyası ile entegrasyon kapsamında reformları uygulamaktadır. Türk üniversiteleri birçok yapısal reformu başarıyla uygulamakla birlikte reformların içeriği ve Avrupa kimliğinin oluşumuna katkısı açısından soru işaretleri doğmaktadır. Bu çalışmada söz konusu tartışmalı alanlar ele alınmakta ve Türkiye'de Bologna sürecinin işleyişine ilişkin bir araştırmanın bulguları paylaşılmaktadır. Araştırma Süleyman Demirel Üniversitesi'nde 2017 yılında 145 araştırma görevlisi ile gerçekleştirilen bir anket çalışmasını kapsamaktadır. Ana bulgular öncelikle araştırma görevlilerinin Bologna süreci hakkında yeterli bilgiye sahip olmadıklarını göstermiştir. Katılımcıların büyük bölümü Bologna sürecinin temel olarak ortak bir Avrupa kimliği oluşturma amacını taşıdığını, ancak henüz böyle bir ortak kimlikten bahsetmenin olanaklı olmadığını düşünmektedir. Benzer şekilde, katılımcılar Türk yükseköğretimini ve araştırmacılarını Avrupa Yükseköğretim alanının bir parçası olarak görmemektedir. Öte yandan, Bologna süreci ulusal kimliğimize bir tehdit olarak algılanmamaktadır. Araştırma görevlileri Bologna reformlarının uygulanmasını ise bürokratik ve aşırı işyükü yaratan bir süreç olarak görmekte, demokratik katılımın yetersizliğine vurgu yapmaktadır.