Journals / Hikmet - Akademik Edebiyat Dergisi / 2017 / Gelenek ve Postmodernizm

COMPARISON OF SEYFÜLMÜLÜK AND A STORY OF AKİF HASAN KAYA IN THE CONTEXT OF TRADITIONAL AND POSTMODERN NARRATIVE

GELENEKSEL HİKAYE İLE MODERN HİKAYE BAĞLAMINDA SEYFÜLMÜLÜK İLE AKİF HASAN KAYA'NIN BİR HİKAYESİNİN KARŞILAŞTIRILMASI

Pages
172–185
DOI
—

Abstract

An orientation toward our classical literature has been seen in all senses recently. Divans, collections of biographies, stories in verse and prose, biographies of prophets and odes have been studied and many essays have been written regarding the issue. Texts have been published on classical stories and essays of research have been written about them. Known prejudices have been tried to be left out; the content and formal beauty of classical texts have been dealt with. The language used in classical texts is not as lexiphanic as it is supposed to be; it is in compliance with the conditions of the period. Stories in prose are much plainer. Folktales are at a level that can be understood by the reader; they are also deep enough to contain literary qualities. Layers of life are present in stories; and the language is close to spoken language. The heroes of the stories are taken from various layers of the society. The elements that we call postmodern appear in classical folktales too. In this context, Seyfülmülük, which is one of the classical folktales, and Akif Hasan Kaya's "Bir Cinayetin Sonu Olmayan Hikâyesi" are similar in terms of their narrative forms and the topics they deal with.

Özet

Son dönem edebiyatımızın klâsik dönem edebiyatına ilgisi artmıştır. Divanlar, tezkireler, manzum ve mensur hikâyeler, siyerler, kasideler incelenmiş ve konu hakkında elle tutulur nispette makaleler yazılmıştır. Bunlardan klâsik hikâye de nasibini almıştır. Klâsik hikâye üzerine hem metin yayınlanmış hem de araştırma makaleleri kaleme alınmıştır. Bilinen önyargılardan çıkılmaya çalışılmış ve klâsik metinlerin muhteva ve şekil güzellikleri ele alınmıştır. Klâsik metinlerde dil sanıldığı gibi ağır ağdalı değil dönemin şartlarına uygundur. Hele de mensur hikâyeler daha sadedir. Halk hikâyeleri ise okurun anlayacağı dil seviyesinde ve aynı zamanda edebi nitelikleri bütünüyle içinde barındıran derinliktedir. Hikâyelerde hayatın katmanları yer alır ve dili günlük konuşma diline yakındır. Hikâyelerde işlenen kahramanlar toplumun çeşitli katmanlarından alınmıştır. Postmodern dediğimiz unsurlar klâsik halk hikâyelerinde de görünmektedir. Bu bağlamda klâsik halk hikâyelerinden biri olan Seyfülmülük hikâyesi ile Akif Hasan Kaya’nın Bir Cinayetin Sonu Olmayan Hikâyesi” bir noktada buluşmaktadır.

Keywords: Anahtar Kelimeler: Klâsik hikâye, postmodern hikâye, Seyfülmülük