Journals / Ombudsman Akademik / 2018 / Sayı: 9
THE EFFECT OF SWEDISH KING XII. CHARLES' SEEKING REFUGE IN THE OTTOMAN EMPIRE (1709-1714) ON THE RISE OF OMBUDSMAN
- Journal
- Ombudsman Akademik
- Issue
- 2018 · Sayı: 9
- Pages
- 15–73
- DOI
- —
Abstract
The fact that the Swedish King Charles XII, known as “Demirbaş Şarl” in our literature, sought refuge in the Ottoman Empire via Özi and Bender, as being wounded after the defeat of the Russians in Poltava in 1709 is a turning point in the Swedish-Otoman relations. This asylum, originally planned for 8 days by the King, was extended to a considerably long period of 5 years, 3 months and 9 days in total, due to such reasons as the return roads’ being insecure, the need for military service, monetary deficiency and, most particularly, the policy followed by the Swedish King with an aim to cause a war between the Russia and the Ottoman Empire. After all, this period not only held rich amount of data in relation to the diplomacy of the statesmen and activities of “sefirs” during III. Ahmed reign, but also witnessed the appointment of an ombudsman by the King. Therefore, this study aims to shed light onto the historical events grounding the formation of the concept of ombudsman and how the ombudsman turned into an institution inspecting the government on behalf of the parliament from the representative of the King.
Özet
Kaynaklarımızda Demirbaş Şarl olarak anılan İsveç Kralı XII. Charles’ın, 1709 yılında Poltava’da Ruslara yenilmesi neticesinde Özi ve Bender üzerinden yaralı bir vaziyette Osmanlı topraklarına sığınması, Osmanlı-İsveç ilişkilerinin seyri bakımından önemli bir dönüm noktası olmuştur. İsveç Kralı’nın başta 8 gün olarak planladığı bu iltica, dönüş yollarının güvenli olmaması, asker ihtiyacının bulunması, parasal gereksinimler ve özellikle İsveç Kralı’nın izlediği Osmanlı Devleti ile Rusya arasında savaş çıkarma siyaseti gibi nedenlerle 5 yıl 3 ay 9 gün gibi çok uzun sayılabilecek bir sürece yayılmıştır. III. Ahmed dönemi devlet adamlarının siyaset anlayışı ve sefirlerin faaliyetleri gibi konularda önemli veriler sunan bu sürecin bizim için ayırt edici noktası, ilticanın son yılında Kral’ın ülkesine gönderdiği bir talimatla ombudsman görevlendirmiş olmasıdır. Bu çalışma, iltica sürecinde yaşananlardan hareketle ombudsmanlık fikrinin oluştuğu tarihi zeminin tespitine ve ombudsmanın kralı temsil eden bir görevliden parlamento adına idareyi denetleyen bir müesseseye dönüşümü sürecine odaklanmaktadır.