Journals / Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Lokman Hekim Tıp Tarihi ve Folklorik Tıp Dergisi / 2016 / Cilt: 6 - Sayı: 2
Henna From Past To Present
- Pages
- 30–37
- DOI
- —
Abstract
Throughout history, henna (Lawsonia inermis) is used in treatment of many diseases; belongs to Lythraceae family, is a flowering plant in 2-6 meters height. Although its homeland is North Africa, today it is grown in countries like entire North Africa, India, Pakistan, Ceylon. Cosmetic and pharmaceutical use of henna date back to ancient times. In ancient Egypt, dyeing of nails and wraps of mummies with henna is the oldest known use. It has been also reported that henna is a common adornment instrument especially among women, frequently used in rituals in North Africa and Middle East. Henna has been used for different cosmetic aims such as coloring hands and feet, dying the hair in Turkish culture since ancient periods. It has been also reported that henna is used in treatment of diseases such as eczema, burns, headache, eye pain, sputum, ulcers, scar diarrhea, leprosy, fungus in history of Turkish medicine and folk medicine.In this context, henna has a significant place with regard to treat diseases, cosmetic aims and its usage in traditional ceremonies in Turkish folk culture. In this review, usage of henna for both cosmetic purpose and in traditional folk medicine in historical process and the reflections of these usages examined.
Özet
Tarih boyunca pek çok hastalığın tedavisinde kullanılan kına (Lawsonia inermis); kınagiller (Lythraceae) familyasından olup, 2-6 metre uzunluğunda çiçekli bir bitkidir. Anavatanı Kuzeydoğu Afrika olmakla birlikte günümüzde bütün Kuzey Afrika, Hindistan, Pakistan ve Seylan gibi ülkelerde yetiştirilmektedir. Kınanın tarihi serüveni antik devirlere kadar uzanmaktadır. Antik Mısır’da mumyaların tırnakları ve sargılarının kına ile boyanması ise tarihte bilinen en eski kullanımıdır. Ayrıca kınanın, özellikle kadınlar arasında çok uzun dönemlerden beri kullanılan yaygın bir süslenme aracı olduğu, Kuzey Afrika ve Ortadoğu’daki ritüellerde de sıkça kullanıldığı bildirilmektedir. Kına, çok eski dönemlerden beri Türk halk kültüründe de geleneksel törenlerde yer almış, el ve ayakları boyamak, saç renklerini değiştirmek gibi kozmetik amaçlarla kullanılmıştır. Öte yandan, kınanın Türk tıp tarihi ve halk hekimliğinde; egzama, yanık, baş ağrısı, göz ağrısı, balgam, ülser, yara, diyare, cüzzam, mantar gibi hastalıkların tedavisinde kullanıldığı bildirilmiştir. Bu bağlamda, kına, Türk halk kültüründe, önemli bir yere sahiptir. Bu derlemede, tarihi süreç içerisinde kınanın gerek kozmetik amaçlı, gerekse halk hekimliğindeki geleneksel kullanımı ve bu kullanımların günümüze yansımaları incelenmiştir