Journals / İnönü Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi / 2018 / Cilt: 9 - Sayı: 2
REVIEW OF THE DECISION OF GERMAN FEDERAL LABOR COURT ON DISMISSAL UNDER THIRD-PARTY PRESSURE
- Pages
- 211–236
- DOI
- —
Abstract
If third parties, customers, suppliers, employees, the works council, trade union, banks or government institutions want to under threat of legal or economic disadvantages (e.g. refusal to cooperate with the worker concerned, Termination, strike or withdrawal of orders) for the employer of this the dismissal of a certain workers, can be dismissal under third-party pressure (druckkündigung). Dismissal under third-party pressure is a special case of extraordinary termination, both as a behavioral, people-related as well as operational except ordinary, but also as an ordinary termination. There are two types of dismissal under third-party pressure; “real” and “fake” dismissal under third-party pressure. In the fake dismissal under third-party pressure is the pressure exerted by a third party termination on the employer is not the real reason for termination, but rather the underlying misconduct of the employee. In contrast, real dismissal under third-party pressure express that the staff or third parties require the termination of the worker, without the need for a behavior-related or personal-related reason for termination is detectable. In this case according to German Federal Labour Court a termination for operational reasons is in question. The effectiveness of a real dismissal under third-party pressure is subject to strict conditions. In the studied sentence is releated that the workers through dismissal under third-party pressure due to offense not related to work is dismissed. In our work, firstly the sentence of the German Federal Labor Court roughly was examined and then the applicability of the dismissal under third-party pressure in Turkish Law was assessed.
Özet
Baskı feshi işveren tarafından belirli bir işçinin işten çıkarılmasının, üçüncü kişiler, müşteriler, distribütörler, işverenin diğer çalışanları, işçi temsilcisi, bankalar, işyerini devralacak işveren ya da devlet kurumları tarafından hukuki ya da iktisadi zarar (örneğin; ilgili işçi ile beraber çalışmaktan kaçınma, fesih, grev ya da siparişlerin iptali gibi) verileceği tehdidi altında istenmesi halinde söz konusu olur. Baskı feshi, işçinin yetersizliğine, davranışlarına ve aynı zamanda işletmeye ilişkin sebeplere dayanan derhal feshin istisnası olmakla birlikte aynı zamanda süreli fesih olarak da açıklanabilir. Baskı feshinin “gerçek” ve “gerçek” olmayan baskı feshi olmak üzere iki türü mevcuttur. Gerçek olmayan baskı feshinde üçüncü kişilerin işverene uyguladığı baskı, feshin gerçek sebebi olmayıp, bilakis fesih işçinin feshe yol açan davranışlarına dayanmaktadır. Bu durumun aksine gerçek baskı feshinde üçüncü kişiler ya da işverenin diğer çalışanları, işçinin yetersizliğine ya da davranışlarına dayanan kanıtlanabilir bir fesih sebebi olmaksızın, işçinin işten çıkarılmasını istemektedir. Baskı feshinin uygulanma alanı bulduğu Almanya’da, Federal İş Mahkemesi’nin görüşüne göre bu durumda işletmeye ilişkin sebepler nedeniyle bir fesih söz konusudur. Gerçek baskı feshinin geçerliliği yargı kararlarıyla oluşturulmuş sıkı şartlara bağlanmıştır. İncelemeye konu kararda ise işçi, işyeri ve işi ile ilgili olmayan işlemiş olduğu bir suç nedeniyle, diğer işçiler tarafından işverene karşı yapılan baskı sonucu işten çıkarılmıştır. Çalışmamızda ilk olarak Federal İş Mahkemesi’nin kararı genel hatlarıyla incelenmiş olup akabinde Türk hukukunda baskı feshinin uygulanabilirliği değerlendirilmiştir.