Journals / Felsefe Dünyası / 2016 / Sayı: 63

How Can We Regain Our Philosophical Heritage Today? A Critical Inquiry on Jâbirî’s Reading of Islamic Thought

FELSEFİ MİRASIMIZI BUGÜN YENİDEN NASIL TEMELLÜK EDEBİLİRİZ? CABİRİ'NİN İSLAM DÜŞÜNCESİ OKUMASI BAĞLAMINDA ELEŞTİREL BİR SORGULAMA

Pages
76–115
DOI
—

Abstract

Moroccan contemporary thinker Muhammad Abed Jâbirî (27 December 1935-3 May 2010) launched long-termed analyses in Islamic thought with some concepts that he developed and put forward during his maturity times in his career. And in this sense, he endeavored to analyze Islamic thought by classifying its exposition, demonstration and gnosis by benefiting from structuralist and post-structuralist philosophical approaches in his first book Our Philosophical Heritage and Us (Nahnû ve Tûrâs) and his second and more comprehensive book The Critique of Arab Thought. And here we want to emphasize his analyses on Avicenna, Ghazâlî, Averroes and philosophical studies in thirteenth century and onwards. It is seen that the conceptualization of Missing Link (Halkatu’l-mafkuda), an idea-which is developed with the Nahda discourses in Contemporary Arap thought- that philosophical studies was off in Islamic world during 13.century was also shared by Jâbirî. Howewer, Jâbirî’s analyses on why, how and in which sense philosophical studies was over are very problematic and doesn’t correspond to the factual situations in Ottoman philosophy history. Both his three classification: exposition (bayân), demonstration (burhân) and gnosis (irfân) and his opinions that the crisis among these categories started in 6. and 7.

Özet

Faslı çağdaş düşünür Muhammed Âbid el-Câbirî (27 Aralık 1935-3 Mayıs 2010) akademik kariyerinin olgunlaşma aşamalarında geliştirdiği ve ortaya attığı bazı kavramlarla İslam düşüncesi üzerine uzun soluklu analizlere girişmiştir. Bu bağlamda o ilk aşamada Felsefî Mirasımız ve Biz adlı eseriyle daha sonraki aşamada ise sınırları çok daha fazla geniş ve kapsamlı olan Arap Aklının eleştirisi projesinde yapısalcı ve postyapısalcı felsefî ve sosyolojik yaklaşımlardan da faydalanarak İslam düşüncesini beyan, burhan ve irfan tasnifleri yaparak analiz etmeye çalışmıştır. Biz bu makalemizde onun bu analizlerinde İbn Sinâ, Gazzâlî, İbn Rüşd ve on üçüncü yüzyıl ve sonrası felsefi çalışmaları hakkındaki analizleri üzerinde durmak istiyoruz. Çağdaş Arap düşüncesinde nahda söylemleri çerçevesinde geliştirilen Halkatu’l-mefkude (kayıp halka) kavramlaştırmasının on üçüncü yüzyılda İslam coğrafyasında felsefe çalışmalarının bittiğini ilan eden anlayışın Câbirî tarafından da paylaşıldığı görülür. Ancak Câbirî felsefe çalışmalarının belirtilen tarihten sonra neden, nasıl, hangi düzeyde bittiği ile ilgili gerekçeleri ve analizleri çok tartışmalı olup özellikle Osmanlı düşünce tarihindeki olgusal durumlarla çok da örtüşmemektedir. Hem onun beyan, irfan ve burhan tasnifi hem de bunlar arasındaki krizin altıncı ve yedinci yüzyıllarda başlayıp çağdaş döneme kadar sürdüğü yönündeki kanaatleri tartışılmayı beklemektedir.

Keywords: Cabiri, Arab-İslam Düşüncesi, Gerileme ve İlerleme Söylemi, Osmanlı Dönemi Düşüncesi, Kayıp Halka

How Can We Regain Our Philosophical Heritage Today? A Critical Inquiry on Jâbirî’s Reading of Islamic Thought — AJIndex