Journals / Erdem / 2007 / Cilt: 15 - Sayı: 45-46-47

Russian Politics towards East Anatolia from the Perspective of Russian-Turkish Reletions

Rus-Türk İlişkileri Perspektifinden Rusya’nın Doğu Anadolu Politikaları

Journal
Erdem
Pages
1–18
DOI
—

Abstract

Within a general perspective it is possible to say that the period of war and tension which commenced between the Ottoman Empire and Russia in 1700 is the longest war period ever been witnessed worldwide. During this period of war, parties have developed various strategies in compliance with military-political regulations of the period. These strategies generally consisted of physical attacks aimed to destroy the military and economic forces of the opposing side. However in the 19th century political comprehension elaborated much more intricate speculations and the military strategies which were the continuance of these policies were affected by these speculations. These attempts aiming to deplete the power of the opposing state and to create internal unrest especially by exploiting ethnical structures engendered distressed times for multinational states. Because of this policy, states began to attain their objects with lower costs by provocating riots in the region and making them turn their back on their rulers or by separating their lands from that of opposing side’s and consequently conquering the land easily. This political comprehension arouse in the beginning of the 19th century in Russia. While planning to separate the Bulgarians, Serbians, Croatians and Greeks of the Balkans from the Ottoman Empire by planting Panslavist ideology, Russia also developed strategies in order to incite chaos and make them break up from the Empire by inseminating religious uniformity ideologies among Armenians in the southern region and nationalist ideologies among Kurdish people. During the implementation of these strategies Russians benefited from the advantages of having an extremely dynamic science community. Even world-renowned scientists haven’t abstained from manipulating the science while making publications within the circle of these policies. Their works have given rise to important political incidences in the Ottoman Empire. Thus we may state that the theories produced in the universities in Moscow, Petersburg and other important cities were put into practice with the help of agents and consuls within the borders of Ottoman Empire. In our paper we will attempt to clear up an important matter which has long been subject of debate by explicating the policies of Russia over Armenians and Kurds and especially by studying the social disunity and disagreement in the 19th century revealed thanks to historiography.

Özet

Osmanlı ile Rusya arasında fiili olarak 1700 yılından itibaren başlayan gerginlik ve savaş dönemi genel bir bakış açısı ile dünyanın en uzun savaş dönemlerinden birisi olduğunu söylemek mümkündür. Bu savaş döneminde taraflar dönemin askeri-politik kuralları gereğince birbirlerine karşı çeşitli stratejiler geliştirmişlerdir. Bunlar genellikle karşı tarafın askeri ve ekonomik yönlerini mahvetmeye yönelik fiziki saldırılar idi. Ancak xıx. yüzyılda politik anlayış çok daha ince bazı kurgular geliştirdi ve politikanın bir devamı olan askeri stratejiler de bundan etkilendi. Özellikle etnik yapılar üzerinden rakip devletin gücünü kırmaya, iç huzursuzluk çıkarmaya yönelik bu girişimler çok uluslu devletler için çok daha sıkıntılı bir süreç yarattı. Devletler bu politika sayesinde savaş yolu ile elde edecekleri bir bölgeyi isyan ettirme veya hâkimlerine sırt çevirme yolu ile ele geçirmek veya topraklarını rakip devletten ayırma sayesinde çok daha az maliyetli bir şekilde amaçlarına ulaşmaya başladılar. Rusya’ da da bu politik anlayış xıx. yüzyılın hemen başlarında kendisini göstermiştir. Rusya bir yandan Balkanlarda Bulgarları, Sırpları, Hırvatları, Yunanları panslavist ideoloji yolu ile Osmanlı devletinden koparmayı hedeflerken Güney bölgelerindeki Ermenileri dini aynılık, Kürtleri de milliyetçi ideolojinin aşılanması yolu ile Osmanlı ülkesinde karışıklık çıkarmalarını ve hatta olabiliyor ise ayrılmalarını amaçlayan politikalar üretmişlerdir. Bunu yaparken Ruslar son derece dinamik bir bilim camiasına sahip olmalarının avantajını sonuna kadar kullandılar. Dünyaca isim yapmış bilim adamları bu politikalar merkezinde neşr yaparlarken bilimi manipüle etmekten de geri durmamışlardır. Onların çalışmaları da Osmanlı ülkesinde önemli politik hadiselerin yaşanmasına neden olmuştur. Böylelikle şunu diyebiliriz ki Moskova ve Petersburg’da ve diğer önemli kentlerde üniversitelerde üretilen teoriler, ajanlar ve konsoloslar sayesinde Osmanlı toprakları içinde pratiğe geçirilmiştir. Makalemizde Rusya’nın Ermeni ve Kürtlere yönelik politikalarını irdeleyerek özellikle xıx. yüzyılda tarihçilik yolu ile ortaya çıkarılan toplumsal ayrılık ve aykırılıkları inceleyerek üzerinde çokça söz söylenen önemli bir konuyu aydınlığa kavuşturmaya gayret edeceğiz.

Keywords: Rusya, Osmanlı devleti, Ermeniler, Kürt aşiretleri, büyük elçi, entelektüeller