Journals / Viral Hepatitis Journal / 2018 / Cilt: 24 - Sayı: 2

HBsAg, Anti-HBs, Anti-HCV and HIV Seroprevalence in Hemodialysis Patients in Elazığ Province

Elazığ İlinde Hemodiyaliz Hastalarında HBsAg, Anti-HBs, Anti-HCV ve HIV Seroprevalansı

Pages
53–56
DOI
—

Abstract

Objectives: This study aimed to determine the rates of hepatitis Bsurface antigen (HBsAg), anti-HBs, anti-hepatitis C virus (HCV) andhuman immunodeficiency virus (HIV) seropositivity in hemodialysispatients in Elazığ province.Materials and Methods: All patients receiving hemodialysis in Elazığprovince were included in the study. Patients with HBsAg, anti-HBs,anti-HCV and HIV seropositivity were retrospectively evaluated usingdata between January 1, 2017 and December 12, 2017. SerologicalHBsAg, anti-HBs, anti-HCV and HIV values were tested. Patients’data regarding age, sex and dialysis duration were recorded.Results: A total of 434 patients were included in the study. Ahundred and sixty seven patients (38.5%) were female, and 267(61.5%) were male. The mean age of the patients was 59.04 (range:12-87) years. HBsAg, anti-HBs and anti-HCV positivity was detectedin a total of 25 (5.8%) 341 (78.6%) and of 5 (1.2%) patients,respectively. HIV positivity was not found in any of the patients.When the relationship of seropositivity with dialysis durations andage groups was evaluated, no statistically significant difference wasdetected between the subgroups for HBsAg, anti-HBs and anti-HCVpositivity rates.Conclusion: The low rate detected for anti-HCV positivity in thisstudy was related with the low prevalence of HCV in our province,decrease in the need for transfusion as a result of erythropoietin use,and strict and monitored application of infection control measures.

Özet

Amaç: Bu çalışmanın amacı, Elazığ ilindeki hemodiyaliz hastalarında hepatit B yüzey antijeni (HBsAg), anti-HBs, anti-hepatit C virüsü (HCV) ve insan immün yetmezlik virüsü (HIV) seropozitiflik oranlarını belirlemektir. Gereç ve Yöntemler: Elazığ’da hemodiyaliz alan tüm hastalar, bu çalışmaya dahil edildi. Hastaların HBsAg, anti-HBs, anti-HCV ve HIV seropozitiflik durumları 1 Ocak - 12 Aralık 2017 tarihleri arasındaki veriler kullanılarak retrospektif olarak incelendi. HBsAg, anti-HBs, anti-HCV ve HIV serolojik değerleri test edildi. Hastaların yaş, cinsiyet ve diyalize girme süreleri kaydedildi. Bulgular: Çalışmaya toplam 434 hasta alındı. Bunların 167’si (%38,5) kadın, 267’si (%61,5) erkek idi. Hastaların yaşları 12 ile 87 arasında (ortalaması 59,04) idi. HBsAg pozitifliği toplam 25 (%5,8) hastada saptandı. Bu hastaların 20’si (%4,6) erkek ve 5’i (%1,2) kadın idi. Anti-HBs pozitifliği toplam 341 (%78,6) hastada saptandı. Anti-HCV, toplam 5 (%1,2) hastada pozitif saptandı. HIV poztitifliği hiçbir hastada saptanmadı. Diyalize girme süreleri ve yaş gruplarıyla ilgili seropozitiflik ilişkisi değerlendiğinde HBsAg, anti-HBs, anti-HCV pozitiflik oranında gruplar arasında anlamlı istatistiksel farklılık saptanmadı. Sonuç: Bu çalışmada anti-HCV pozitifliği için tespit edilen düşük oran, ilimizdeki düşük HCV prevalansına, eritropoetin kullanımı sonucu transfüzyon ihtiyacının azalmasına ve enfeksiyon kontrol önlemlerinin sıkı ve takipli uygulanması ile ilişkili olduğunu düşünmekteyiz.