Journals / Türk Nöroşirürji Dergsi / 2018 / Cilt: 28 - Sayı: 1
Vertebral Artery, Vertebrobasilar Junction, Anterior Inferior Cerebellar Artery, and Posterior Inferior Cerebellar Artery Aneurysms: Endovascular Treatment Parameters
- Journal
- Türk Nöroşirürji Dergsi
- Pages
- 30–35
- DOI
- —
Abstract
Vertebrobasilar circulation aneurysms represent 8 to 15% of all intracranial aneurysms. Basilar artery (basilar tip) aneurysms are by far the most frequent subgroup, accounting for 51% of the cases. High predisposition for rupture is a characteristic feature of posterior circulation aneurysms. Vertebrobasilar circulation aneurysms have a particularly dismal prognosis. Both pathoanatomical and clinical evidence suggests a dissecting subpopulation that tends to present with hemorrhage or acute ischemia. However, the majority come to clinical attention either incidentally, or secondary to ischemic stroke or mass effect. Since the 1990s, endovascular techniques have gradually become a compelling alternative. Over the last decade, several large trials have supported the endovascular approach. Nowadays, endovascular strategies are well established for an ever-increasing subset of ruptured and unruptured posterior circulation aneurysms
Özet
Vertebrobaziler sistem anevrizmaları tüm intrakranial anevrizmaların %8-15'ini teşkil ederler. Bu alt grup anevrizmaların yaklaşık %51'lik bölümünü baziler arter (baziler tepe) anevrizmaları oluşturur. Yüksek rüptür eğilimleri posterior dolaşım anevrizmalarının karakteristik özellikleridir. Rüptüre olan vertebrobaziler sistem anevrizmaları kötü prognoza sahiptir. Patoanatomik ve klinik kanıtlar bu anevrizmalara sahip insanların kanamaya veya akut iskemik ataklara meyilli olduğunu ve ilk olarak bu semptomlar ile tanı konulduğu göstermiştir. Bununla birlikte hastaların büyük çoğunluğunun tanısı insidental olarak, kitle etkisine sekonder veya iskemik ataklar sonrası konur. 1990'lardan başlayarak endovasküler tedavi yavaş yavaş çekici bir alternatif olmaya başlamıştır. Son 10 yılda birkaç büyük çalışma endovasküler tedaviyi desteklemiştir. Şimdilerde endovasküler stratejiler, kanamış ve kanamamış posterior sistem anevrizmaları için giderek daha çok kullanım alanı bulmaktadır