Journals / Türk Kolon ve Rektum Hastalıkları Dergisi / 2020 / Cilt: 30 - Sayı: 4

Classification of Pilonidal Sinus Disease According toPhysical Examination, Ultrasonography and MagneticResonance Imaging Findings

Pilonidal Sinüs Hastalığının Fizik Muayene, Ultrasonografi ve Manyetik Rezonans Görüntüleme Bulgularına Göre Sınıflaması

Pages
261–267
DOI
—

Abstract

Aim: We could not find a study in the literature based on physical examination findings, ultrasonography (USG) and magnetic resonance imaging (MRI) in the treatment of pilonidal sinus. In this study, we aimed to accomplish a classification based on clinical findings, ultrasonographic and magnetic resonance to provide objective criteria for diagnosis, treatment, and recurrence follow-up of pilonidal sinus.Method: This study included patients who presented to Necmettin Erbakan University Meram Medical Faculty, the clinic of general surgery and were diagnosed with pilonidal sinus disease between 2015 and 2016. After receiving medical history, physical examination was carried out. Then MRI and USG of the patients were ordered, and the relationship of pilonidal sinus with skin, subcutaneous tissues and surrounding were recorded and analyzed. Patients were categorized as 3 groups based on average of the sum of depth and width on MRI and USG imaging. Patients with acute abscess considered as stage 2 according to the navicular region classification were not categorized.Results: Patients were divided into three groups according to average of the sum of width and depth on USG. It was found that duration of hospitalization, work absence and frequency of operation increased as the mean values increased. Status of being operated was statistically significantly different (p=0.007). Conclusion: Patients with average of the sum of width and depth on MRI and USG;Stage 1: 30 mm.In conclusion; we obtained a significant classification based on MRI and USG. We concluded that informing the patients classified according to MRI and USG on treatment procedure would be meaningful. This study will guide further studies to be conducted with a larger number of patients.

Özet

Amaç: Pilonidal sinüsün (PS) tedavisinde fizik muayene bulguları, ultrasonografik ve manyetik rezonans (MR) görüntülemeyi esas alan bir çalışmayaliteratürde rastlamadık. Bu çalışma ile PS’nin tanı, tedavi ve nüks yönünden takibinde objektif kriterler oluşturmayı sağlayacak klinik, ultrasonografikve MR görüntülemesine dayalı bir sınıflama yapılmasını amaçlandık. Yöntem: Bu çalışmada 2015 ile 2016 yılları arasında Necmettin Erbakan Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Kliniği’ne başvuran ve PShastalığı tanısı konan hastaları kapsamaktadır. Gerekli anamnez bilgileri alındıktan sonra fizik muayaneleri yapıldı. Sonrasında hastalara (MR) veultrasonografi (USG) görüntülemesi yapılarak PS deri derialtı dokular ve çevre ile ilişkisi belirlenecek ve veriler tek tek dosya halinde hazırlandı. Bulgular: Çalışmamıza katılan 68 hastanın %82,4’ü (56) erkek, %17,6’sı (12) kadındı. Erkeklerin yaş ortalaması 25,89±8,97 iken kadınların yaşortalaması 23,33±8,15 idi. Yaptığımız MR görüntülemesinin uzunluk ve genişliğinin toplamının ortalamasına göre 3 gruba ayrıldı. Ortalama değerler arttıkça hastaneden kalış,işe gidememe durumu ve cerrahi işlem sıklığının arttığı görüldü. Cerrahi uygulanma durumu istatistiksel olarak anlamlı farklı bulunmuştur (p=0,001). Sonuç: MR veya USG’de derinlik ve genişlikleri toplamı ortalamasına göre evreleme Evre 1: 15 mm altı Evre 2: 15-30 mm arası Evre 3: 30 mm üstü Sonuç olarak yaptığımız çalışma ile MR ve USG bazında bir anlamlı bir sınıflama elde edildi. MR ve USG verilerine göre sınıflama yapılan hastalarıntedavi prosedürü ve hastayı bilgilendirme açısından anlamlı olabileceği sonucuna ulaştık. Yaptığımız çalışma ileri dönemde daha fazla hasta sayısı ileyapılacak olan geniş çaplı çalışmalara öncelik oluşturacaktır.