Journals / İnönü Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi / 2018 / Cilt: 9 - Sayı: 2

THE CONCEPT OF REASONABLE TIME IN ADMINISTRATIVE JURISDICTION IN THE LIGHT OF EUROPEAN HUMAN RIGHTS COURT (ECtHR) DECISIONS

İDARİ YARGILAMADA MAKUL SÜRE KAVRAMININ AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ KARARLARI IŞIĞINDA İNCELENMESİ

Pages
391–414
DOI
—

Abstract

The most important reflection of human rights in the field of judiciary is the right to fair trial. The right to a fair trial, which is essential element of the rule of law, determines the rules and principles that govern judicial process with all its stages such as pre-trial, trial and post-trial phase of the adjudication. Not only judiciary bot also all other state institutions must abide by this principle. A number of provisions regarding this right are made in both national and international instruments. The right to a fair trial, which is mentioned in various kinds of international legal texts, conventions and agreements including Europen Convention on Human Rights, is fundamental part of our legal system at constitutional level. ‘The right to trial within a reasonable time’ is the main subordinate element of the right to fair trial. The European Convention on Human Rights does not specify a definite time to protect ‘the right to trial within a reasonable time’. However, the European Court of Human Rights, which has the secondary role to supervise domestic protection of the Convention, determines some criteria for determination of reasonable time. While examining the cases before it, the Court scrutinizes the specifications of each concrete case, the criteria as well. Applicants mostly allege the excessive length of judicial proceedings for their applications lodged with the ECtHR related to administrative cases. Notwithstanding the fact that there are abundant Constitutional and statutory amendments which are made acording to 6. article of the ECHR and case law of the Court, there are still lots of shortcomings in domestic legal system in respect of the right to a fair trial. These deficiencies mainly revolve around different aspects of fair trial such as; trial within reasonable time, equality of arms, right to a contentious trial, right to a court. It can easily be said that aforementioned problematic issues pave the way for abundan case law which is rendered against Turkey. The Court have made contribution to the development of administrative procedure law with the judgments of the ECtHR regarding administrative disputes.

Özet

Yargı alanında insan haklarının en önemli yansıması adil yargılanma hakkıdır. Adil yargılanma, hukuk devletinin en önemli ilkelerinden biridir. Bu hak, yargılama faaliyetlerinin yerine getirilmesinde uyulması gereken esasları belirleyen ve yargılama süreci ile birlikte, yargılama öncesi ve sonrası dönemi de kapsayan bir haktır. Bu hak ile ilgili ulusal ve uluslararası metinlerde bir takım hükümler getirilmiştir. Adil yargılanma, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (AİHS) gibi birçok uluslararası sözleşme veya beyannamede yer alan, hukuk sistemimizde de anayasal düzeyde kabul edilmiş temel bir haktır. Makul sürede yargılanma hakkının çerçevesi, adil yargılanma ilkesinin de temel öğesini oluşturmaktadır. AİHS, makul sürede yargılanma hakkı güvencesinin sağlanması amacıyla mutlak bir süre öngörmemiştir. Ancak, AİHS’nin iç hukukta uygulanıp uygulanmadığının yargısal denetimi ile görevli olan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), makul sürenin belirlenmesi amacıyla bir kısım ölçütler getirmiştir. AİHM, görülmekte olan davalara ilişkin her bir somut olayın özellikleri yanında bu ilkeleri de göz önüne almaktadır. Başvurucular, idari uyuşmazlıklar ile ilgili AİHM’ne yaptıkları başvurularda en çok, davaların uzun süre geçmesine rağmen sonuçlandırılmamasından yakınmaktadır. AİHS’nin getirdiği kriterlere paralel olarak anayasal ve kanuni düzenlemeler yapılmış, buna rağmen gelinen noktada bir takım eksik ya da aykırı düzenlemelerin var olduğu anlaşılmıştır. AİHM, adil yargılanma hakkının önemli unsurlarından olan makul sürede yargılanma hakkı, silahların eşitliği, çelişmeli yargılama hakkı ve mahkemeye başvuru hakkı gibi konularda AİHS’nin 6’ıncı maddesine bir takım aykırılıkların olduğunu tespit etmiş; söz konusu aykırılıklar nedeniyle de Türkiye aleyhine bir çok ihlal kararı vermiştir. AİHM, idari uyuşmazlıklara ilişkin verdiği bazı kararlar ile ülkemizde idari yargılama hukukunun gelişimine katkıda bulunmaktadır.

Keywords: Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Adil yargılanma hakkı, makul sürede yargılanma hakkı, idari yargılama hukuku.