Journals / Göğüs Kalp Damar Anestezi ve Yoğun Bakım Derneği Dergisi / 2020 / Cilt: 26 - Sayı: 4

Evaluation of Anxiety, Depression and Stress Levels of Intensive Care Medical Personnel Caring for Covid-19 Patients

Yoğun Bakımda Covid-19 Hastalarına Bakan Sağlık Personelinin Anksiyete, Depresyon ve Stres Düzeyi Değerlendirilmesi

Pages
236–243
DOI
—

Abstract

Objective: This study aims to determine the changes of anxiety-depression-stress levels in ICUpersonnel working on COVID-19 patients at an early stage, to set precautions so that they can feelsecure and mentally relaxed during their work.Method: One month after starting to admit COVID-19 patients into our ICU, we planned a surveyto determine above-mentioned changes in healthcare personnel, using standard scales (perceivedstress level, Beck Anxiety Inventory, Beck’s Depression Inventory). Survey forms were filled in by 102people in our ICU.Results: The rates of depression [58.8% (n=60)], anxiety [67.6 % (n=69)] and average perceived stressscale score (29.92±6.86) were determined. Men’s perceived stress scale scores were statisticallysignificantly lower than women’s. Compared to other groups, among the people who previouslyreceived psychiatric support, depression rate was higher in 5 of 6 patients (83.3%) and anxiety in 6 of6 (100 %) patients. The rate of Beck Anxiety Inventory scores in men (51.4 %) were statisticallysignificantly lower than in women (76.1 %). Similarly, prevalence of anxiety was at higher level (76.2%) in healthcare personnel with children.Conclusion: These outbreaks can re-occur in future and create more challenging cases. Therefore,countries should prepare their health systems, especially healthcare professionals, against suddenwork overloads to prevent serious psychological problems in these professionals and in society.Healthcare personnel should receive support against mental problems and undergo periodicaltraining to prevent further trauma and impact in future cases. Furthermore, in epidemic settings,preventive diagnosis and treatment studies should be carried out to tackle psychological problemscommonly encountered in female healthcare personnel.

Özet

Amaç: Bu çalışma, COVID-19 hastaları üzerinde çalışan YBÜ personelinde anksiyete-depresyonstres düzeylerindeki değişiklikleri erken belirlemeyi, sağlık personelinin işleri sırasında kendilerini güvende ve zihinsel olarak rahat hissedebilmeleri için önlemler almayı amaçlamaktadır. Yöntem: COVID-19 hastalarını YBÜ’mize kabul etmeye başladıktan 1 ay sonra, standart ölçekler (algılanan stres ölçeği, beck anksiyete ve beck depresyon) kullanarak sağlık personelinde yukarıda belirtilen değişiklikleri belirlemek için bir anket planladık. Anket formları yoğun bakım ünitemizde 102 kişi tarafından dolduruldu. Bulgular: Depresyon oranı (60 [% 58,8]), anksiyete (69 [% 67.6]) ve algılanan stres ölçeği düzeyi 29,92±6,86 idi. Erkeklerin algılanan stres ölçeği puanları istatistiksel olarak kadınlardan anlamlı derecede düşüktü. Diğer gruplarla karşılaştırıldığında daha önce psikiyatrik destek alan bireylerde depresyon oranı 6 hastanın 5’inde (% 83.3), anksiyete 6 hastanın 6’sında (% 100) daha yüksekti. Erkeklerde beck anksiyete oranı (% 51.4) kadınlara (% 76.1) göre istatistiksel olarak anlamlı derecede düşüktü. Çocuklu sağlık personelinde de benzer şekilde anksiyete prevalansı (% 76.2) daha yüksekti. Sonuç: Bu salgınlar gelecekte yeniden ortaya çıkabilir ve daha zorlu olgular yaratabilir. Bu nedenle ülkeler, bu alanlarda ve toplumda ciddi psikolojik sorunları önlemek için sağlık sistemlerini, özellikle de sağlık çalışanlarını, ani aşırı yüklenmelere karşı hazırlamalıdır. Sağlık personeli, zihinsel sorunlara karşı destek almalı ve gelecekteki olgularda daha fazla travma ve etkiyi önlemek için periyodik eğitim almalıdır. Ayrıca salgın ortamlarda kadın sağlık personelinde sık karşılaşılan psikolojik sorunların üstesinden gelmek için önleyici tanı ve tedavi çalışmaları yapılmalıdır