Journals / Fırat Üniversitesi Sağlık Bilimleri Tıp Dergisi / 2019 / Cilt: 33 - Sayı: 1

Evaluation of Late and Moderately Premature Infants Hospitalized in Neonatal Intensive Care Unit

Yenidoğan Yoğun Bakım Ünitesine Yatırılan Orta ve Geç Prematüre Bebeklerin Değerlendirilmesi

Pages
21–26
DOI
—

Abstract

Objective: The aim of this study was to evaluate retrospectively the late (34-36 gestational week) and moderate (32-33 gestational week) prematurity problems that are the significant causes of morbidity and mortality. Materials and Methods: 208 late and moderately premature infants hospitalized in the neonatal intensive care unit of Derince Education and Research / Alikahya Hospital between October 2016 and October 2018 were included in this study. Preterm infants; maternal age, parity, maternal risk factors, gestational week, type of delivery, birth weight, neonatal period problems and reasons for hospitalization, mechanical ventilation requirements, hospitalization times were examined. Results: 208 infants were late preterm (50.4%) and 103 were moderate preterm (49.6%). When hospitalization indications studied, respiratory distress was detected in 176 (84%), neonatal infection in 12 (5.7%), neonatal hypoglycemia in 4 (1.9%) and the remaining patients with congenital anomaly, hyperbilirubinemia and asphyxia. In moderately premature babies, a statistically significant increase was observed in terms of respiratory distress syndrome (RDS), need for surfactant, duration of continous positive airway pressure (CPAP) and supplemental oxygen application, time period until enteral feeding, reaching of the birthweight and hospital discharge when comparing with the late premature babies. Conclusion: In concordance with the decrease in the gestational week, frequency rate of the problems due to prematurity increases. Respiratory distress is one of the important morbidity reasons requiring hospitalisation in premature babies.

Özet

Amaç: Bu çalışmanın amacı, yenidoğan yoğun bakım ünitesine yatırılan geç (34-36 gebelikhaftası) ve orta derece (32-33 gebelik haftası) prematüre olguların perinatal ve klinik problemleriniretrospektif olarak değerlendirmektir.Gereç ve Yöntem: Ekim 2016 ve Ekim 2018 arasında Derince Eğitim ve Araştırma / AlikahyaHastanesi yenidoğan yoğun bakım ünitesine yatan 208 geç ve orta prematüre bebekler buçalışmaya dahil edildi. Prematüre bebeklerin anne yaşı, paritesi, maternal risk faktörleri, gebelikhaftası, doğum şekli, doğum ağırlığı, neonatal dönem sorunları ve yatış nedenleri, mekanikventilasyon gereksinimleri, hastanede yatış süreleri incelendi.Bulgular: 208 hastadan 105 (%50.4) geç prematüre ve 103 (%49.6)’ü orta derece preterm idi.Yatış endikasyonları incelendiğinde, 176’sınında (%84) solunum sıkıntısı, 12’inde (%5.7)yenidoğan enfeksiyonu, 4’ünde (%1.9) hipoglisemi, geriye kalanların ise konjenital anomali,hiperbilirubinemi ve asfiksi tanısı ile izlendiği bulundu. Orta derece prematürlerde, geç prematürbebeklere göre respiraruar distress sendromu (RDS), sürfaktan ihtiyacı, nazal sürekli hava yolubasıncı (CPAP) süresi ve suplemental oksijen süresi, tam enteral beslenmeye geçiş zamanı,doğum kilosuna ulaşma zamanı ve taburcu edilme zamanlarında, istatistiksel olarak anlamlı ölçüdeartış saptandı.Sonuç: Gebelik haftası küçüldükçe prematürelikten kaynaklanan klinik sorunların oranı daartmaktadır. Prematüre bebeklerde yatış gerektiren en önemli morbiditeler arasında solunumsıkıntısı gelmektedir.