Journals / Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Tıp Dergisi / 2019 / Cilt: 52 - Sayı: 2

EVALUATION OF BRAIN DEATH CASES IN INTENSIVE CARE UNITS: A 6-YEAR RETROSPECTIVE STUDY

YOĞUN BAKIM ÜNİTELERİNDE BEYİN ÖLÜMÜ OLGULARININ DEĞERLENDİRİLMESİ: 6 YILLIK RETROSPEKTİF BİR ÇALIŞMA

Pages
117–122
DOI
—

Abstract

INTRODUCTION: Careful monitoring of brain death cases in intensive care units is essential for effective organ donation. In this study, we retrospectively evaluated the cases of brain death in the intensive care units of a state hospital. MATERIAL AND METHOD: This study was carried out by examining the archives of the brain death cases that were occurred in the intensive care units between 01.01.2012 and 01.01.2018. The demographic characteristics of the cases, the duration from admission to the other services to the intensive care unit, the period from the intensive care unit admission to the diagnosis of brain death, the supportive tests applied for diagnosis, the family donation consent/reject rate and their reasons were recorded. RESULTS: Thirty brain death cases were detected. All cases were admitted to the emergency department, six (20%) patients were transferred to other services after first referral and five patients (16.6%) were transported to the operating room before they arrived in the ICU. The median age of the cases was 50 (18-75) years. Half of the patients (50%) were admitted to the ICU due to subarachnoid hemorrhage. Apnea test was performed in all cases for diagnosis, but it could not be completed in three cases. In all cases (100%) a supportive test was used for confirmation of brain death after clinical diagnosis. The median time from the intensive care unit admission to the diagnosis of brain death was 144 hours. Fourteen cases (46.6%) were approved by their family for donation but 12 cases became donors. The most common reason for refusal was the “indecisiveness among family members” and “do not want the disruption of the body’s integrity”. CONCLUSION: In our country, we believe that the determination of cadaver-induced donor loss areas and the restructuring of educational models for the national organ donation system will contribute greatly to the donation of cadavers.

Özet

AMAÇ: Yoğun bakım ünitelerinde beyin ölümü olgularının dikkatlibir şekilde takip edilmesi, etkili bir organ donasyonu için önemlidir.Bu çalışmada bir devlet hastanesinin yoğun bakım ünitelerinde tespitedilen beyin ölümü olguları retrospektif olarak incelenmiştir.GEREÇ VE YÖNTEM: Bu çalışma 01.01.2012 ile 01.01.2018 tarihleriarasında erişkin genel yoğun bakım ünitesinde gerçekleşen beyinölümü olgularının arşiv kayıtları incelenerek gerçekleştirilmiştir.Beyin ölümü olgularının demografik özellikleri, diğer servislerdenyoğun bakıma gelene kadar geçen süre, yoğun bakım ünitesinegelişinden beyin ölümü tanısı konana kadar geçen süre, tanı amacıylauygulanan destekleyici testler, aile organ bağışı kabul/ret oranları venedenleri kayıt altına alındı.BULGULAR: Beyin ölümü tanısı konan 30 vaka tespit edilmiştir.Vakaların hepsi (%100) ilk olarak acil servise başvurmuş olup, 6’sı(%20) acil servisten diğer servislere yatırılmıştır. Ameliyat kararıylaoperasyona alındıktan sonra yoğun bakım ünitesine gelen hasta sayısıise 5 (%16.6)’tir. Beyin ölümü olgularının ortanca yaşı 50 (18-75) idi.Olguların yarısı (%50) yoğun bakım ünitesine subaraknoid kanamanedeniyle yatırılmıştı. Olguların tümüne beyin ölümü tanısı amacıylaapne testi uygulanmış, fakat üç olguda apne testi tamamlanamamıştır.Klinik olarak beyin ölümü tanısı konan olguların tümünde tanıyıdoğrulamak amacıyla bir destekleyici test kullanılmıştır. Beyin ölümüolgularının yoğun bakım ünitesine gelişinden beyin ölümü tanısıkonana kadar geçen ortanca süre 144 saat idi. On dört olgudan (% 46.6)bağış için aile onayı alınmıştır, fakat 12 olgu donör olmuştur. Bağışıreddeden ailelerin en sık ret nedeni “aile bireyleri arasında kararsızlık”ve “vücudun bütünlüğünün bozulmasını istememe” olmuştur.SONUÇ: Kadavra kaynaklı donör kayıp alanlarının belirlenerek ulusalorgan bağış sistemine yönelik eğitimlerin yeniden yapılandırılmasının,ülkemizdeki kadavradan donör teminine büyük katkı sağlayacağıkanaatindeyiz.