Journals / Yüzüncü Yıl Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi / 2019 / Cilt: 0 - Sayı: 44
COMMODIFICATION OF NATURE IN SILA
- Pages
- 41–51
- DOI
- —
Abstract
When different ecological movements are examined, the common viewis that nature is faced with various threats and needs conservation in a rapidlymodernizing world. Capitalism with its instruments constitutes a threat to ecology.In this respect, commodifi cation of nature is one of these threats, and frequentlyanalyzed in the context of eco-criticism, a literary theory, and linked with politicsand deep ecology as well. It is also of vital importance in society to consider towhat extent the moral dimension of the commodifi cation of nature is concernedor thoroughly evaluated. From this point of view, the share of reason and will isinevitable for every individual of the society in seeking for a solution against ecological problems in general. As a result of this reality, in the industrialized world,where ecological interests are ignored, ecological sensitivity and consciousnessin the face of commodifi cation of nature are gradually diminishing. In this sense,Karl Marx’s political ecology and deep ecology, providing a philosophical point ofview bring a different dimension to commodifi cation. The purpose of this study isto explore the commodifi cation of nature via politics and deep ecology in Sila byChantal Bilodeau.
Özet
Farklı ekolojik akımlar incelendiğinde ortak kanı, hızla modernleşen dünyada doğanın birçok tehdit ile karşı karşıya kaldığı ve korunması gerektiğidir. Bütün kurumlarıyla birlikte kapitalizm ekoloji için bir tehdit unsurudur. Bu bakımdan doğanın metalaştırılması da bu unsurlardan biridir. Edebi bir teori olarak ekokritizm, politik ve derin ekoloji ile ilişkilendirilen bir konudur ve edebiyat eleştirisi içinde sık sık yer almaktadır. Toplumda doğanın metalaştırılmasının olarak ahlaki boyutunun ne ölçüde gözetildiği ya da etrafl ıca değerlendirildiği önem taşımaktadır. Bu açıdan ele alındığında genel olarak ekolojik problemlere karşı çözüm noktasında toplumun her bireyi için aklın ve iradenin payı kaçınılmazdır. Ekolojik çıkarların göz ardı edildiği bu gerçekliğin sonucu olarak makinalaşan dünyada doğanın metalaştırılmasına karşı ekolojik hassasiyet ve bilinç giderek azalmaktadır. Bu anlamda Karl Marx’ın politik ekolojisi ve konuya felsefi bir bakış açısı kazandıran derin ekoloji metalaşma olgusuna farklı bir boyut getirmektedir. Bu çalışmada Chantal Bilodeau’nun Sila adlı eserinde doğanın metalaştırılmasının politika ve derin ekoloji bağlamında ele alınması amaçlanmaktadır.