Journals / Yüzüncü Yıl Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi / 2019 / Cilt: 0 - Sayı: 44

A COWARD HERO IN STEPHEN CRANES THE RED BADGE OF COURAGE (1895)

STEPHEN CRANE’İN CESARETİN KIRMIZI ROZETİ (1895) ROMANINDAKİ KORKAK KAHRAMAN

Pages
53–61
DOI
—

Abstract

Heroism, primarily in wars, has always been one of the focal points inthe world literature. In this regard, lots of authors have produced works tacklingthis issue. Authors either produced their works which were based on true observations or narrations. The most important fi gures are the war heroes. When StephenCrane wrote The Red Badge of Courage, a very well-known novel of AmericanLiterature, he was a fairly young guy with no war experience. Looking at the usualwar novels, it is expected to draw the fl awless portrait of a hero. In those plots,all the ideal heroes are to leave their family back, willingly committed and readyenough to die, perpetually suffer for their country, and never complain no matterwhat. This portrait has been drawn for a hero all through the course of time in ourcollective history of the human kind. Though quite many critics argue that out of a farm boy Crane creates areal hero at the end of the novel, named Henry Fleming, he proves to be a cowardinstead of a hero. The diversion of Crane is very clear in that unlike all the otherwar novels, he fl awlessly draws the psychological portrait of a hero in questioninghimself and his glorifi ed deeds. This article presents, with all the drawbacks andupheavals of Henry’s being too much preoccupied with the idea of battle in hisinner self. You are supposed to fi nd the innovation of Crane by creating a fullyhuman being in front of the heroic deeds either to accept or defy them unlike allthe other usual war novels.

Özet

Kahramanlık kavramı özellikle de savaşta gösterilmiş kahramanlık kavramı tüm dünya edebiyatlarında en önemli odak noktalarından biri olmuştur. Bu bağlamda birçok yazar bu kavramla ilgili eserler üretmişlerdir. Yazarlar çoğunlukla ya savaşlara şahit olup eserlerini gözlemlerine dayalı olarak yazmışlar ya da anlatım tekniğine dayalı olarak çalışmışlardır. Eserlerin en önemli fi gürleri olarak savaş kahramanları göze çarpmaktadır. Stephen Crane Amerikan edebiyatında çok iyi bilinen Cesaretin Kırmızı Rozeti adlı eserini yazdığında savaşla ilgili hiçbir tecrübesi olmayan genç bir çocuktu. Sıradan savaş romanlarına baktığımızda kusursuz bir kahraman imgesi çizilmesini bekleriz. Bu bağlamda kusursuz bir kahramandan beklenen ailesini geride bırakması gönüllü olarak ölüme hazır olması, sürekli olarak ülkesi için acı çekmesine rağmen şartlar ne olursa olsun şikâyet etmemesidir. Bu tür bir tablo insanlık tarihi boyunca tüm zamanlarda çizilmiş olan bir kavramdır. Birçok eleştirmen Crane’in romanının sonunda bir çiftlik gencinden Henry Fleming adında bir kahraman yarattığına inansa da, kahraman değil, bir korkak olduğu ıspatlanmıştır. Bilindik savaş romanlarının aksine Crane’in kusursuz bir şekilde kendisini ve göz kamaştırıcı başarılarını sorgulayan bir kahraman figure çizmiş olması gayet açıktır. Bu makalede, tüm yetersizlikleri ve başarılarıyla birlikte Henry’nin içsel çatışmanın etkisi altında kalmasıyla, sıradan savaş romanlarından farklı olarak Crane’in kahramanca başarıları Kabul ya da redderederek oluşturduğu sıradan bir insane figure sunulmaktadır.