Journals / Viral Hepatitis Journal / 2019 / Cilt: 25 - Sayı: 3

Occult Hepatitis B in Hemodialysis Patients

Hemodiyaliz Hastalarında Okült Hepatit B

Pages
88–91
DOI
—

Abstract

Amaç: Risk grubunda yer alan hemodiyaliz hastalarında okült hepatit B’yi (OHB) saptamayı amaçladık. Gereç ve Yöntemler: Mayıs 2013-Temmuz 2013 arasında, İzmir ilinde 10 farklı diyaliz merkezinde hemodiyalize giren, 18 yaş ve üzeri, 567 kronik böbrek yetmezliği olan hastalar çalışmaya dahil edildi. Hepatit B yüzey antijeni (HBsAg), anti-hepatit B çekirdeği (HBc) immünoglobulin (IgG) ve anti-HBs ELISA yöntemiyle, HBV-DNA ise polimeraz zincirleme reaksiyonu (PCR) yöntemiyle çalışıldı. HbsAg negatifliği ve HBV-DNA pozitifliği OHB olarak değerlendirildi. Bulgular: Beş yüz altmış yedi hastanın %49’u erkek, ortalama yaş 62,2 idi. HBsAg tüm hastalarda negatif saptandı. Izole antiHBc IgG pozitifliği 8 hastada gözlenmiş olup hiçbirinde HBV-DNA saptanamadı. Sadece bir hastada (%0,2) serum HBV-DNA düzeyi 270 IU/mL olarak ölçüldü. Sonuç: HBsAg tek başına HBV enfeksiyonunu saptamada yeterli bir serolojik test değildir. OHB şüphesi olan hastalarda HBV-DNA düzeyi moleküler tanı yöntemleriyle test edilmelidir. Maliyet etkinliği ve tanıda PCR’nin rolü için daha fazla çalışmalara ihtiyaç olduğu kanaatine varıldı. Anahtar Kelimeler: Kronik viral hepatit, hemodiyaliz, okült hepatit B ÖZObjectives: We aimed to detect occult hepatitis B (OHB) in hemodialysis patients at a higher-risk for OHB. Materials and Methods: The study included 567 patients with chronic renal failure aged 18 years and older who underwent hemodialysis in 10 dialysis centers in İzmir province between May 2013 and July 2013. Hepatitis B surface-antigen (HBsAg), antihepatitis B core (HBc) immunoglobulin G (IgG) and anti-HBs were detected by ELISA and HBV-DNA levels with polymerase chain reaction (PCR). Detection of HBsAg negativity with HBV-DNA positivity was considered as OHB. Results: Of 567 patients, 49% were male and the mean age was 62.2 years. All the patients were HBsAg-negative. Isolated antiHBc IgG positivity was detected in 8 patients while HBV-DNA was negative. Serum HBV-DNA level was 270 IU/mL in only one patient (0.2%) who was anti-HBc IgG-negative. Conclusion: HBsAg alone is not an adequate serological test to detect HBV infection. HBV-DNA should be tested using molecular diagnostic methods in patients with suspected OHB. Further studies investigating cost-effectiveness and the role of PCR in diagnosis are warranted.

Özet

Amaç: Risk grubunda yer alan hemodiyaliz hastalarında okült hepatit B’yi (OHB) saptamayı amaçladık. Gereç ve Yöntemler: Mayıs 2013-Temmuz 2013 arasında, İzmir ilinde 10 farklı diyaliz merkezinde hemodiyalize giren, 18 yaş ve üzeri, 567 kronik böbrek yetmezliği olan hastalar çalışmaya dahil edildi. Hepatit B yüzey antijeni (HBsAg), anti-hepatit B çekirdeği (HBc) immünoglobulin (IgG) ve anti-HBs ELISA yöntemiyle, HBV-DNA ise polimeraz zincirleme reaksiyonu (PCR) yöntemiyle çalışıldı. HbsAg negatifliği ve HBV-DNA pozitifliği OHB olarak değerlendirildi. Bulgular: Beş yüz altmış yedi hastanın %49’u erkek, ortalama yaş 62,2 idi. HBsAg tüm hastalarda negatif saptandı. Izole antiHBc IgG pozitifliği 8 hastada gözlenmiş olup hiçbirinde HBV-DNA saptanamadı. Sadece bir hastada (%0,2) serum HBV-DNA düzeyi 270 IU/mL olarak ölçüldü. Sonuç: HBsAg tek başına HBV enfeksiyonunu saptamada yeterli bir serolojik test değildir. OHB şüphesi olan hastalarda HBV-DNA düzeyi moleküler tanı yöntemleriyle test edilmelidir. Maliyet etkinliği ve tanıda PCR’nin rolü için daha fazla çalışmalara ihtiyaç olduğu kanaatine varıldı.