Journals / Uluslararası Ticaret ve Tahkim Hukuku Dergisi / 2018 / Cilt: 7 - Sayı: 2
A CRITICAL EXAMINATION ON PARTY AUTONOMY IN INTERNATIONAL COMMERCIAL ARBITRATION
- Pages
- 317–382
- DOI
- —
Abstract
Party autonomy is one of the principal characteristics of arbitrationand additionally, it is one of the prime advantages of this dispute resolutionsystem. According to the party autonomy principle, parties are free to decide every single detail of the arbitration and for this reason, it playsa significant role in international arbitration. Different countries adoptdifferent views on international arbitration. While some countries allowthe interpretation of the national courts; the others support independencyof the arbitration from the national jurisdictions. When parties get intoarbitration process, they demand for superior autonomy, however eachcountry’s courts have some limitations for the party autonomy. Theselimitations generally come up at the recognition and enforcement stageof the arbitral award. That is to say party autonomy is unlimited to a certainextent since national courts might become involved with the arbitrationprocess at the recognition and enforcement stage, thus it is not possiblefor parties to have absolute autonomy even in the light of differentlegal theories of international commercial arbitration.
Özet
Tarafların iradesi tahkimin belirleyici özelliklerinden biri olup; bu husus uyuşmazlık çözüm sisteminin başlıca avantajlarından biridir. Taraf iradesi prensibine bağlı olarak, taraflar, tahkimin her bir detayı üzerinde karar verme hakkına sahiptir ve bu sebeple taraf iradesi, uluslararası tahkimde çok önemli bir rol oynar. Her ülkenin uluslararası tahkim yaklaşımları ve uygulamaları farklıdır. Bazı ülkeler, yerel mahkemelerin tahkimde söz sahibi olmasına izin verirken; bazıları tahkimin ulusal yargıdan bağımsız olduğunu savunmaktadır. Taraflar tahkim sürecine girdiklerinde, üstün bir irade (özerklik) isterler; ancak, her ülkenin yargı sistemi, birbirinden farklı olarak, tahkimde taraf iradesi hususunda bazı sınırlamalar benimsemiştir. Bu sınırlamalar, genellikle, tahkim kararlarının tanınması ve tenfizi aşamasında kendini gösterir. Özet olarak, yerel mahkemelerin, tahkim kararlarının tanınması ve tenfizi aşamasında tahkim sürecine dahil olabilmeleri sebebiyle, taraf iradesini belli bir ölçüde sınırsız hale getirmektedir ve bu da farklı uluslararası ticari tahkim teorileri ışığında bile tarafların mutlak iradelerinden söz edilmesini olanaksız kılar.