Journals / Uluslararası İlişkiler / 2013 / Cilt: 9 - Sayı: 36
A fragment from the Ottoman-Russian relations: The negotiations of the treaty of akkerman of 1826
- Journal
- Uluslararası İlişkiler
- Pages
- 149–169
- DOI
- —
Abstract
This article focuses on the negotiations that led to the Treaty of Akkerman, based on the Ottoman sources. Delivering an ultimatum to the Sublime Porte, Tsar Nicholas I demanded from the Ottoman Empire that she was to dispatch plenipotentiaries to the border in order to clarify the stipulations of the Treaty of Bucharest of 1812 through negotiations. The Ottoman Empire which mattered in the political and military aff airs of at that time had to yield to this demand and appointed two plenipotentiaries to negotiate with the Russians. At the end of two-month negotiations, Russians made the Ottomans accept, with the exception of some minor issues, all their demands. Th e Treaty of Akkerman can be described a kind ofthe diplomacy of desperation for the Ottomans. Th ough Akkerman was apparently a shortlived, it is very important because of the fact that it constitutes foundation for the Treaty of Adrianople of 1829 that was signed between the two empires after the War of 1818-29.
Özet
Bu makalede 1826 Akkerman Andlaşmasının müzakereleri, Osmanlı arşiv kaynakları kullanılmak suretiyle incelenmektedir. Çar I. Nikola Bâb-ı Âliye verdiği bir ültimatomla, Osmanlı İmparatorluğundan 1812 Bükreş Andlaşmasının maddelerini açıklığa kavuşturmakiçin müzakere yapmak üzere sınıra murahhas göndermesini talep etmiştir. O dönemde siyasi-askeri açıdan kritik bir durumda bulunan Osmanlı İmparatorluğu, bu talebe olumlu cevap vermek zorunda kalmış ve Ruslarla müzakerelerde bulunmak için iki murahhas tayin etmiştir. İki ay devam eden müzakerelerin sonunda Ruslar, bazı önemsiz ayrıntılar dışında bütün taleplerini Osmanlılara kabul ettirmişlerdir. Akkerman Andlaşması, Osmanlılar için çaresizliğin diplomasisi olarak tanımlanabilir. Akkerman görünüşte çok kısa ömürlü olmasına rağmen, iki devlet arasında 1828 29 savaşından sonra imzalanan Edirne Andlaşmasının omurgasını teşkil etmesi bakımından önemlidir.