Journals / Ulusal Travma ve Acil Cerrahi Dergisi / 2018 / Cilt: 24 - Sayı: 6

Distribution characteristics of combat-related shrapnel and relationship to weapon type and conflict location: Experience of an operational field hospital

Çatışmaya bağlı şarapnellerin dağılım karakteristikleri ile bu dağılımın silah tipi ve çatışma bölgesi ile ilişkisi: Operasyon bölgesi hastanesindeki deneyimler

Pages
587–593
DOI
—

Abstract

BACKGROUND: The aim of this study was to investigate the characteristics of shrapnel distribution in the body and a possiblerelationship to the type of weapon and type of location of the conflict.METHODS: The records of 246 patients admitted to a level-III trauma center with any kind of firearm injury were examined retrospectively. Ninety patients who had at least 1 radiologically-proven piece of shrapnel in their body were included in the study. Forthe purposes of the study, the body was divided into 5 regions (head/neck, thorax/back, abdomen/pelvis/waist, upper extremities, andlower extremities) and shrapnel distribution was noted according to these divisions. Medical data and detailed information regardingthe weapon type (long-barreled weapon, rocket-propelled grenade [RPG], or improvised explosive device [IED]), conflict location(residential or rural area), and all radiological examinations (radiography and/or computed tomography) were carefully reviewed. Therelationship between these variables and the shrapnel distribution in the body was investigated.RESULTS: No statistically significant differences were seen between weapon type and shrapnel distribution (p>0.05), except a significantly higher percentage of head/neck region shrapnel injuries as a result of RPG and IED injuries (p=0.002). There was no statisticallysignificant relationship between the shrapnel distribution characteristics and conflict location, classified as either residential or rural(p>0.05).CONCLUSION: Secondary blast injuries induced by penetrating shrapnel are the most common type of explosion- and combatrelated injuries. In the current study, a significantly higher rate of head/neck region shrapnel injuries was observed in RPG and IEDinjuries compared with long-barreled weapon-induced injuries. The primary reason is likely the more unexpected nature of those 2types of attacks, which allow no time to shield that part of the body

Özet

AMAÇ: Şarapnele bağlı blastik yaralanmalar çatışmalar sırasında en sık görülen yaralanma şeklidir. Bu çalışmada, şarapnellerin vücuttaki dağılım karakteristiklerini, bu dağılımın silah tipleri ve çatışma bölgeleri ile olası ilişkisini araştırmayı amaçladık. GEREÇ VE YÖNTEM: Operasyon bölgesinde bulunan hastanemize ateşli silah yaralanması nedeniyle getirilen 246 ardışık hastanın tıbbi kayıtları geriye dönük olarak değerlendirildi. Vücuduna radyolojik olarak kanıtlanmış en az bir şarapnel isabet etmiş olan 90 hasta çalışmaya dahil edildi. Tüm vücut beş bölgeye (baş-boyun, göğüs-sırt, batın-bel, üst ve alt ekstremite) ayrılarak şarapnellerin vücuttaki dağılımı not edildi. Silah tipi (uzun namlulu silah, roket veya el yapımı patlayıcı-mayın), çatışma bölgesi (şehir içi ve kırsal alan) ve hastalara ait tüm radyolojik incelemeler (radyografi ve/veya bilgisayarlı tomografi) değerlendirildi. Şarapnel dağılımı ile bu değişkenler arasındaki olası ilişki araştırıldı. BULGULAR: Roket ve el yapımı patlayıcı-mayın yaralanmaları ile baş-boyun bölgesi yaralanmaları arasında istatistiksel olarak anlamlı ilişkinin dışında (p=0.002) silah tipleri ve şarapnel dağılımı arasında anlamlı fark bulamadık (p>0.05). Şarapnel dağılımı ile çatışma bölgesi arasında ise anlamlı farklılık saptamadık (p>0.05). TARTIŞMA: Penetran şarapnellere bağlı sekonder blastik yaralanmalar patlayıcı ve çatışma ile ilişkili yaralanmaların en sık görülen şeklidir. Bu çalışmada, roket ve el yapımı patlayıcı-mayın ile oluşan yaralanmalarda uzun namlulu silah yaralanmalarına göre baş-boyun bölgesi şarapnel yaralanmalarının belirgin olarak daha yüksek oranda olduğunu bulduk. Bu tip yaralanmaların beklenmedik zamanlarda oluşması ve rutin olarak kullanılmakta olan koruyucu çelik yeleğin torakoabdominal şarapnel yaralanmalarına karşı koruyucu etkisinin bu sonucun ana nedenleri olduğuna inanıyoruz.