Journals / Türk Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Derg. / 2004 / Cilt: 12 - Sayı: 1
Evaluation of the residuel cleft lip deformities and principles of the treatment: Analysis of 52 cases
- Pages
- 6–12
- DOI
- —
Abstract
A goal of the cleft lip operation is to achive the best anatomic, cosmetic and functional result. But sometimes residual deformities can exist after the cleft lip operation. The degree of deformities is usually related to the severity of the original defect, the method ofrepair and subsequent healing. Generally these deformities of the lip require secondary surgery. From March of 2000 to March of 2002 we repaired 52patients with residual cleft lip deformities in the Department of the Plastic and Reconstructive Surgery at Social Security Ankara Research Hospital. There were 30 (%57) males and 22 (%43) females whose ages rangedfrom 2.5 to 14 years (mean 6years) and they followed up for 6 months to 2 years. The vertical height deficiency was the most frequent residual deformity in our series. We used and combined 15 different techniques to repair 11 different deformities in 52 patients. No major complication was noted in the following period. Anatomic, functional and cosmetic results were satisfactory. Many surgical techniques have been described for correction of residual cleft lip deformities. Because each patient has a unique combination of deformities, their surgical reconstruction usually requires modification and combination of several surgical techniques. We think that carefull evaluation of the residual deformity and selection of the suitable technique is the first and the most important step for satisfactory repair of cleft lip residual deformities.
Özet
Rezidüel dudak yarığı deformitelerinin değerlendirilmesi ve tedavi prensipleri: Elli iki olgunun analizi. Dudak yarığı ameliyatında hedef anatomik, kozmetik ve fonksiyonel olarak iyi bir sonuç elde etmektir. Fakat bazen dudak yarığı ameliyatından sonra dudakta rezidüel deformiteler kalabilir. Deformitelerin derecesi sıklıkla orijinal deformitenin büyüklüğü, uygulanan operasyon tekniği ve hastanın iyileşme paterni ile ilişkilidir. Genellikle de sekonder bir cerrahi girişim gerektirirler. Mart 2000-Mart 2002 yılları arasında SSK Ankara Eğitim Hastanesi Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Kliniği'nde rezidüel dudak yarığı deformitesi olan 52 hastayı opere ettik. Hastaların 30 (%57)'u erkek, 22 (%43)'si bayandı. Hastaların en küçüğü 2.5, en büyüğü 14 yaşında olup yaş ortalaması 6 idi. Hastaların postoperatif takip süreleri 6 ay ile 2 yıl arasındaydı. En çok karşılaştığımız deformite vertikal dudak boyu kısalığıydı. Elli iki hastadaki toplam 11 ayrı deformitenin düzeltilmesi için 15 ayrı teknik kullanıldı ve kombine edildi. Takip döneminde herhangi bir önemli komplikasyon gözlenmedi. Anatomik, fonksiyonel ve kozmetik olarak sonuçlar başarılı olarak değerlendirildi. Rezidüel dudak yarığı deformitelerinin onarımı için birçok teknik tanımlanmıştır. Her hastanın deformitesinin kendine has özelliklerinin olmasından dolayı cerrahi rekonstrüksiyon genellikle birkaç cerrahi tekniğin birden kombinasyonu ve modifikasyonunu gerektirmektedir. Tedavinin başarısı için öncelikle deformitenin dikkatlice değerlendirilmesinin, problemin ortaya konmasının ve buna en uygun tekniğin seçiminin ilk ve en önemli basamak olduğunu düşünüyoruz