Journals / Türk Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Derg. / 2005 / Cilt: 13 - Sayı: 2
Extracorporeal septoplasty without fixation of the septal cartilage graft
- Pages
- 89–95
- DOI
- —
Abstract
Extracorporeal septoplasty is ajadical solution for serious deviation of septal cartilage that is known by many rhinoplastic surgeons. The major problems associated with this procedure is fixation of the septal cartilage graft. We believe that as excessive deviated septal cartilage is corrected without reducing original size , it could replace without anchoring suture. In 46 nasal surgeries, extracorporeal septoplasty has been performed. In this technique septum was totally removed, corrected outside, and replaced as a free quadrangular shaped cartilage graft. Additional rhinoplastic manipulations were also performed. The mean of follow-up period was three years. The overall results was successful in all patients except one which was dorsal irregularities is reoperated under local anesthesia at first vear. Mild septal deviation was observed in two patients which was not need reoperation. We conclude that septal cartilage graft could be replaced without anchoring suture in state of avoiding overresection of bony septal structures.
Özet
Ağır septum deviyasyonu olan olgularda septum kııkırdağının burun dışına alınıp şekillendirildiğı ve geri iade edildiği yöntem, ekstrakorporeal septoplasti olarak bilinir deforme septal kıkırdağın düzeltiminde var olan dörtgen şeklin ve boyutlarının korunması şartıyla, kıkırdağın yerine iade edilmesi sırasında, sabit arka ve alt kemik yapılara dayandırılmasının tespitin gerekliliğini kaldıracağı ve doğal bir şekillenme olacağı düşüncesiyle bu çalışmayı planladık. Kliniğimizde Ocak-1997 ile Kasım-2003 yılları arasında, eksternal nasal deformitesi gözlenen septumu çeşitli ağırlıklarda deviye 46 olguya kapalı ve açık yöntemle ekstrakorporeal septoplasti yapıldı. Olguların 32 'si kadın 14 'ü erkekti. Olguların yaşları 16 ile 40 arasında değişmekte olup, ortalama yaş 27 olarak saptandı. Rutin rinoplasti işlemleri tüm hastalara uygulandı. Hastaların ameliyat sonrası takiplerinde, mukozal fleplerde ödem her zaman mevcut olmasına karşın hematom saptanmadı. Septal perforasyon ve abse formasyonu hiçbir hastada gözlenmedi. Tüm hastalarda hava yolu açıklığı sağlandı. Minimal burun sırlı düzensizliği saptanan bir olgu lokal anestezi altında eksize edilerek düzeltildi. İki olguda hafif septal deviyasyon saptandı, ancak müdahale gerektirmedi. Takip süresi en kısa 6 ay, en uzun 7 yıldı. Ortalama takip süresi 3 yıldı. Kemik septum eksizyonu gerekmeyen ağır septum deformitesi olgularında, boyutları korunan septum kıkırdağının yerine iadesi sırasında tespit yapılmamasının, sonucu olumsuz yönde etkilemediği ve doğal bir görünüm elde edilebileceği sonucuna vardık.