Journals / Türk Patoloji Dergisi / 2008 / Cilt: 24 - Sayı: 2
Can nuclear morphometric analysis aid for definitive diagnosis in cases with equivocal cytology?
- Journal
- Türk Patoloji Dergisi
- Pages
- 93–99
- DOI
- —
Abstract
The most common breast lesions that result in equivocal diagnosis and defined as ‘'gray zone'' in fine needle aspiration cytology are fibroadenomas and low grade ductal carcinomas. In case of equivocal fine needle aspiration cytology, a multidisciplinary approach is required and usually the case necessitates histopathological confirmation. In order to decrease number of operational biopsies in benign lesions, the rate of equivocal cytological diagnosis should be reduced. Current study aims to determine if nuclear morphometric analysis in cases with equivocal cytology aids for further categorization as benign or malign. In our study, 45 equivocal breast cytology specimens have been analyzed retrospectively. All cases had histopathologic diagnosis. We utilized computerized image analysis software to obtain mean nuclear diameter, mean nuclear perimeter and mean nuclear area from measuring 30-50 randomly selected nuclei in a microscope with 40x objectives. Nuclear morphometric values were compared with histopathological diagnosis. Of 45 cases, 12 were benign. In benign group, mean nuclear diameter was 9,9 µm; mean nuclear perimeter was 29,26 µm and mean nuclear area was 68,19 µm2. In malignant group, mean nuclear diameter was 10µm; mean nuclear perimeter was 30,28 µm and mean nuclear area was 70,03 µm2. No statistical differences in mean nuclear diameter, perimeter and area were found between malignant and benign groups with nonparametric tests.Our results showed that lesions leading to equivocal diagnosis (such as fibradenomas and low grade invasive ductal carcinomas) display similar nuclear morphometric values. Nuclear morphometric analysis based on image analysis did not help to distinguish the borderline lesion for further specification.
Özet
Meme ince iğne aspirasyon sitolojilerinde “gri zon” olarak tanımlanan ve kuşkulu sitolojik tanıya yol açan lezyonların başında fibroadenom ve düşük dereceli duktal karsinomlar gelir. Bu tür olgularda multidisipliner bir yaklaşıma gereksinim vardır ve sıklıkla histopatolojik doğrulama gerekir. Benign meme lezyonlarında tanısal açık biyopsi oranını azaltabilmek için kuşkulu tanı aralığını en aza indirgemek gerekir. Bu amaçla biz bu çalışmada, kuşkulu meme sitolojilerinin daha ileri düzeyde benign ya da malign olarak tanılandırılmasında nükleer morfometrinin katkısı olabilir mi sorusuna yanıt aradık. Çalışmamızda histopatolojik tanıları olan 45 kuşkulu meme sitolojisinde bilgisayarlı görüntü analiz yöntemi ile nükleer morfometrik ölçümler yapıldı. 40'lık büyütmede rasgele seçilmiş 30-50 nükleusta ortalama nükleer çap, ortalama nükleer çevre ve ortalama nükleer alan hesaplandı. Nükleer morfometrik değerler histopatolojik tanılar ile karşılaştırıldı. Kırk beş olgunun 12'si benign olup, ortalama nükleer çap 9,9 µm; ortalama nükleer çevre 29,26 µm ve ortalama nükleer alan 68,19 µm2 olarak saptandı. Malign olgularda ortalama nükleer çap10 µm, ortalama nükleer çevre 30,28 µm ve ortalama nükleer alan, 70,03 µm2 idi. Benign ve malign olgular arasında nonparametrik testlerde her üç nükleer parametre açısından anlamlı fark izlenmedi.Sonuç olarak sitolojide başta fibroadenomlar ve düşük nükleer dereceli invaziv duktal karsinomlar olmak üzere kuşkulu tanıya yol açan sınır lezyonlarda, görüntü analizi ile belirlenen nükleer çap, çevre ve alan değerleri benzer olup, bu tür lezyonların daha ileri düzeyde tanılandırılmasında nükleer morfometri yardımcı olamamaktadır.