Journals / Türk Patoloji Dergisi / 2015 / Cilt: 31 - Sayı: 2

Kemiğin Kistik Lezyonları: Histopatolojik Spektrum ve Tanısal Güçlükler

Cystic Bone Lesions: Histopathological Spectrum and Diagnostic Challenges

Pages
95–103
DOI
—

Abstract

Objective: Bone cysts are benign lesions occurring in any bone, regardless of age. They are often asymptomatic but may cause pain, swelling, fractures, and local recurrence and may be confused with other bone lesions. Material and Method: We retrospectively re-evaluated 143 patients diagnosed with aneurysmal bone cyst (n=98, 68.5%), solitary bone cysts (n=17 11.9%), pseudocyst (n=10.7%), intraosseous ganglion (n=3, 2.1%), hydatid cyst (n=2; 1.4), epidermoid cyst (n=1, 0.7%) and cysts demonstrating mixed aneurysmal-solitary bone cyst histology (n=12, 8.4%), and compared them with nonparametric tests. Results: Aneurysmal bone cyst, solitary bone cysts and mixed cysts were frequently seen in the first two decades of life while the others occurred after the fourth decade. Aneurysmal bone cysts, intraosseous ganglion and pseudocysts were more common in women contrary to solitary bone cyst and mixed cysts (the female/male ratio was 1.22, 2 and 1.5 versus 0.7 and 0.5, respectively). Aneurysmal bone cyst, solitary bone cysts and mixed cysts were mostly seen in long bones, predominantly the femur, while epidermoid, hydatid and pseudocysts were all seen in flat bones like the vertebra, pelvis and mandible (p=0.001, chi-square). Repeat biopsies were performed in 19 cases (13.3%), 84.2% of which were aneurysmal bone cyst (5 conventional, 9 solid, 1 secondary and 1 subperiosteal) and three (15.8%) were mixed cysts (p=0.02, chi-square). Notably, some of them were located in inaccessible areas of pelvis (n=3), femur (n=3) and maxilla (n=2). Conclusion: The most common and challenging intraosseous cysts are aneurysmal bone cysts, particularly the solid variant. Themixed aneurysmal-solitary bone cyst subgroup requires further research with larger series to be defined more thoroughly.

Özet

Amaç: Kemik kistleri, her yaşta ve kemikte görülebilen benign lezyonlardır. Sıklıkla asemptomatiktirler, ancak ağrı, şişlik, kırık ve lokal nüks yapabilir, diğer kemik lezyonlarıyla karıştırılabilirler. Gereç ve Yöntem: Çalışmamızda 98i (%68,5) anevrizmal kemik kisti; 17si (%11,9) soliter kemik kisti; 12si (%8,4) mikst anevrizmal kemik kisti-soliter kemik kisti histolojisi gösteren; 10u (%7) psödokist, 3ü (%2,1) intraosseöz ganglion, 2si (%1,4) kist hidatik, 1i (%0,7) epidermoid kisti tanısı almış; toplam 143 olgu geriye dönük olarak değerlendirilmiş, klinikopatolojik veriler nonparametrik testlerle karşılaştırılmış, bulgular histopatolojik tanı güçlükleri açısından tartışılmıştır. Bulgular: Anevrizmal kemik kisti, soliter kemik kisti ve mikst kistler ilk iki dekatta; diğerleri dördüncü dekaddan sonra görülmektedir. Anevrizmal kemik kisti, intraosseöz ganglion ve psödokistler kadınlarda; soliter kemik kisti ve mikst kistler ise erkeklerde daha sık görülmektedir (Kadın/erkek oranı sırasıyla 1,22; 2 ve 1,5a karşı 0,7 ve 0,5dir) Anevrizmal kemik kisti, soliter kemik kisti ve mikst kist; femur başta olmak üzere en sık uzun kemikleri tutarken (sırasıyla %24,5, %47, %33,4;epidermoid kist, kist hidatik ve psödokistler tüm olgularda vertebra, pelvis, mandibula gibi yassı kemikleri seçmektedir (p=0,001, ki-kare). Biyopsi tekrarı yapılan 19 olgunun (%13,3); %84,2si anevrizmal kemik kisti (5 konvansiyonel, 9 solid, 1 sekonder, 1 subperiosteal); 3ü (%15,8) mikst kist dir (p=0,02, ki-kare). Bu olguların bir kısmının pelvis (n=3), femur (n=3), maksillada (n=2) zor ulaşılan alanlarda yerleştiği dikkati çekmiştir. Sonuç: İntraosseöz kistler içerisinde en sık görülen, aynı zamanda en çok ayırıcı tanı güçlüğü yaratan lezyon solid varyantı başta olmak üzere anevrizmal kemik kistidir. Mikst anevrizmal kemik kisti-soliter kemik kisti olgu grubu iyi tanımlanmamış bir grup olup daha geniş serilerle araştırılmalıdır.