Journals / Türk Osteoporoz Dergisi / 2020 / Cilt: 26 - Sayı: 3

Fractures in Children with Spina Bifida

Spina Bifidalı Çocuklarda Kırık Gelişimi

Pages
165–168
DOI
—

Abstract

Objective: The aim of this study is to investigate the frequency of fractures and related factors in children with spina bifida who were followed up in our hospital.Materials and Methods: By retrospectively examination of the medical records of 450 patients with spina bifida, who were followed up by our clinic between 2000 and 2018, the patients were evaluated in terms of factors such as frequency of fracture, age of the first fracture, lesion level, ambulation capacity, physical therapy initiation age, fracture site and mechanism.Results: In the 450 patients examined, the fracture rate was 5.7%. While there was a relationship between low ambulatory capacity and high-level lesions and fracture risk, the early initiation of physical therapy did not protect against fracture.Conclusion: According to these data, fractures are more common in patients with spina bifida. It was concluded that the quality of mobilisation, not the duration, was the more important risk factor for fracture.

Özet

Amaç: Bu çalışmada hastanemizde takipli spina bifidalı çocuklarda kırık sıklığı ve bu durumla ilişkili faktörlerin araştırılması amaçlandı.Gereç ve Yöntem: Kliniğimizce 2000-2018 yılları arasında takip edilen 450 spina bifidalı hastanın tıbbi kayıtları geriye dönük incelenerek, hastalar kırık gelişme sıklığı, ilk kırık gelişme yaşı, lezyon seviyesi, ambulasyon kapasitesi, ilk fizik tedaviye başlama yaşı, kırığın geliştiği bölge, kırık mekanizması gibi faktörler açısından değerlendirildi.Bulgular: İncelenen 450 hastada kırık oranı %5,7 olarak saptandı. Ambulasyon kapasitesinin az olması ve yüksek seviye lezyonla kırık gelişme riski arasında ilişki varken, fizik tedaviye erken başlamanın kırık gelişimi açısından bir koruyuculuğu gözlenmedi.Sonuç: Bu verilere göre spina bifidalı hasta grubunda kırıklar daha sık görülürken, mobilizasyonun süresinin değil, kalitesinin kırık gelişim riskinde daha önemli bir faktör olduğu sonucuna ulaşıldı.