Journals / Türk Osteoporoz Dergisi / 2021 / Cilt: 27 - Sayı: 1

Sociodemographic and Clinical Characteristics of Patients with Behçet’s Disease Followed Up in the Physical Therapy and Rehabilitation Department of a Tertiary Hospital

Üçüncü Basamak Bir Hastanenin Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Kliniği Tarafından Takip Edilen Behçet Hastalarının Sosyodemografik ve Klinik Özellikleri

Pages
14–19
DOI
—

Abstract

Objective: Behçet’s disease (BD) is a multisystemic inflammatory disease that causes significant morbidity worldwide. In this study, we aimed to evaluate the clinical and demographic characteristics of the patients with BD.Materials and Methods: Patients admitted to our physical medicine and rehabilitation clinic between January 2015 and December 2018 were evaluated retrospectively. One hundred sixty patients who met the diagnostic criteria of the International Study Group for BD were included in the study. In addition to the patients’ demographic characteristics, their clinical features, including age at onset, symptoms on initial admission, disease duration, systemic/organ involvement and medical treatments used, were recorded.Results: The mean age of the 160 patients included in the study was 40.48±10.0 [minimum (min): 19, maximum (max): 72]. The mean age at disease onset was 30.54±8.46 (min: 14, max: 62). The most common involvement type in BD was mucocutaneous manifestations, and oral aphthae were the most common mucocutaneous symptom, with an occurrence rate of 100%. Regarding clinical manifestations, 36.3% (n=58) of patients showed ocular involvement, 16.9% (n=27) had vascular involvement and 15% (n=24) had musculoskeletal involvement. The rarest involvement was that of the genitourinary system, with a rate of 0.6% (n=1). Colchicine was the most commonly used therapeutic agent, whereas steroids, azathioprine, cyclosporine and various biologicals could also be used, depending on clinical status.Conclusion: The results of our study suggest that, although the most common manifestation of BD is mucocutaneous involvement, the involvements of various systems, such as the ocular, musculoskeletal and neurological systems, are not rare and are associated with severe morbidity and mortality. Treatment modalities vary according to the systems and organs involved. Therefore, it is very important to systematically evaluate patients with BD and to arrange appropriate and effective treatment

Özet

Amaç: Behçet hastalığı (BH) dünyada önemli morbiditelere neden olan, multisistemik enflamatuvar bir hastalıktır. Bu çalışmada BH tanılı hastalarımızın klinik ve demografik özelliklerini incelemeyi amaçladık. Gereç ve Yöntem: Ocak 2015-Aralık 2018 tarihleri arasında fiziksel tıp ve rehabilitasyon kliniğine başvuran hastaların kayıtları retrospektif olarak incelendi. Uluslararası Behçet Hastalığı Çalışma Grubu’nun tanı kriterlerini karşılayan 160 hasta çalışmaya dahil edildi. Hastaların demografik özelliklerine ek olarak hastalığın başlangıç yaşı, ilk başvuru yakınması, hastalık süresi, sistemik bulgular ve kullanılan medikal tedaviler de dahil olmak üzere klinik özellikler kayıt altına alındı. Bulgular: Çalışmaya alınan 160 hastanın yaş ortalaması 40,48±10,0 [minimum (min): 19, maksimum (maks): 72] idi. Hastalığın ortalama başlangıç yaşı 30,54±8,46 (min: 14, maks: 62) olarak hesaplandı. Hastalığın en sık tuttuğu sistemlerin başında deri yer alırken; en sık deri bulgusu %100 ile oral aftlardı. Sırasıyla diğer en sık tutulum bölgeleri %36,3 (n=58) ile göz, %16,9 (n=27) ile vasküler yapılar ve %15 (n=24) ile eklemlerdi. En nadir tutulum %0,6 (n=1) ile genitoüriner sistemdi. Tedavide en sık kullanılan ajan kolşisin olup hastanın klinik durumuna göre steroidler, azatiopürin, siklosporin ve çeşitli biyolojik ilaçlar tedavide kullanılan farklı gruplardan ajanlardır. Sonuç: Çalışmamızın sonuçları BH’nin en sık görülen tutulum şekli mukokütanöz tutulum olsa da; oküler, kas-iskelet sistemi ve nörolojik sistem tutulumu gibi ciddi morbidite ve mortalite ile ilişkili farklı tutulumların da nadir olmadığını göstermektedir. Tedavi, tutulan sistem ve organlara göre değişir. Bu nedenle, BH hastalarını sistematik olarak değerlendirmek ve uygun ve yeterli tedaviyi düzenlemek çok önemlidir.