Journals / Koşuyolu Heart Journal / 2017 / Cilt: 20 - Sayı: 2
Usefulness of P Wave Dispersion in Predicting Coronary Artery Disease Severity
- Journal
- Koşuyolu Heart Journal
- Pages
- 111–115
- DOI
- —
Abstract
Introduction: Because only a small proportion of patients undergoing coronary angiography have obstructive coronary artery disease (CAD), further markers are necessary to predict CAD severity. The aim of our study was to investigate the importance of P wave dispersion for predicting obstructive CAD and its severity in patients undergoing coronary angiography for positive myocardial perfusion scintigraphy. Patients and Methods: Overall, 126 patients who underwent coronary angiography for positive myocardial perfusion scintigraphy were included in the study. The patients were divided into three groups based on coronary angiography findings: group 1, patients with non-obstructive CAD; group 2, patients with obstructive CAD in only one vessel; and group 3, patients with obstructive CAD in more than one vessel. The groups were compared for P wave duration and P wave dispersion. Gensini score was used to evaluate CAD severity. Results: There was no significant difference among the groups regarding P wave duration at rest. However, there was a significant difference among the groups regarding P wave duration at recovery (117.10 ± 13.69 msn, 127.64 ± 12.70 msn, 130.51 ± 11.84 msn, respectively, p< 0.001). When the groups were compared for P wave dispersion, we found a statistical significant difference among the groups (13.63 ± 6.38 msn, 22.48 ± 3.98 msn, 27.14 ± 6.22 msn, respectively, p< 0.001). There was a positive correlation between P wave dispersion and Gensini score (r= 0.390, p< 0.001). Conclusion: Our findings suggested that P wave dispersion increases the sensitivity and specificity of positive myocardial perfusion scintigraphy for predicting obstructive CAD and its severity.
Özet
Giriş: Koroner anjiyografi uygulanan hastaların sadece küçük bir kısmında tıkayıcı koroner arter hastalığı (KAH) saptandığı düşünüldüğünde, KAH ciddiyetini öngörebilecek yeni belirteçlerin saptanması önem taşımaktadır. Çalışmamızın amacı, stabil KAH ile başvuran ve miyokart perfüzyon sintigrafisinde iskemi saptanması nedeniyle koroner anjiyografi uygulanan hastalarda tıkayıcı KAH varlığı ve KAH yaygınlığını öngörmede P dalga dispersiyonun önemini test etmektir Hastalar ve Yöntem: Miyokart perfüzyon sintigrafisinde iskemi saptanması nedeniyle koroner anjiyografi uygulanan 126 hasta çalışmaya dahil edildi. Anjiyografi sonucuna göre hastalar tıkayıcı KAH saptanmayan (grup 1), tek damarda tıkayıcı KAH saptanan (grup 2) ve birden fazla damarda tıkayıcı KAH saptanan hastalar (grup 3 ) olmak üzere üç gruba ayrıldı. Gruplar P dalga süreleri ve P dalga dispersiyonu açısından birbirleriyle karşılaştırıldı. KAH yaygınlığını değerlendirmek için Gensini skoru kullanıldı. Bulgular: İstirahat P dalga süreleri açısından gruplar birbiriyle karşılaştırıldığında, üç grup arasında istatistiksel olarak anlamlı fark saptanmazken, P dalga recovery süreleri açısından gruplar birbiriyle karşılaştırıldığında ise, üç grup arasında istatistiksel olarak anlamlı fark saptandı (sırasıyla 117.10 ± 13.69 msn, 127.64 ± 12.70 msn, 130.51 ± 11.84 msn, p< 0.001). P dalga dispersiyonu açısından gruplar birbiriyle karşılaştırıldığında, her üç grup arasında da istatistiksel olarak anlamlı fark saptandı (sırasıyla 13.63 ± 6.38 msn, 22.48 ± 3.98 msn, 27.14 ± 6.22 msn, p< 0.001). P dalga süre değişikliği ve Gensini skoru arasında pozitif yönde korelasyon izlendi. P dalga süre değişikliği arttıkça Gensini skorunun da arttığı tespit edildi ( r= 0.390, p< 0.001). Sonuç: Çalışmamızın sonuçları miyokart perfüzyon sintigrafisi sonucuna P dalga dispersiyonunun eklenmesinin tıkayıcı KAH ve KAH yaygınlığını belirlemede testin duyarlılığını ve özgüllüğünü anlamlı olarak artırdığını göstermektedir.