Journals / Türk Oftalmoloji Dergisi / 2005 / Cilt: 35 - Sayı: 2

Efficacy of modified grid laser photocoagulation for diabetic maculopathy after phacoemulsification and intraocular lens implantation

Fakoemülsifikasyon ve göz içi lens uygulanmış diabetik makulopatili hastalarda modifiye grid laser fotokoagulasyon tedavisinin etkinliği

Pages
137–142
DOI
—

Abstract

Purpose: To assess the effects of modified grid laser photocoagulation for clinically significant macular edema after phacoemulsification and intraocular lens implantation in diabetic patients and to evaluate different timing of grid laser application.Methods: 36 eyes of 32 type II diabetic patients with clinically significant macular edema who had;underg0ne phacoemulsification and intraocular lens implantation were enrolled. All patients were applied modified grid laser photocoagulation using frequency doubled Nd: YAG laser (532 nm). Laser treatment was applied in 20 days-3 months in group 1(13 eyes), 3-6 months in group II (8 eyes), and 6-14 months in group III (15 eyes). Eyes of type II diabetes mellitus patients with nonproliferative diabetic retinopathy (NDPR) having clinically significant macular edema (CSME) with or without cystoid macular edema (CMO) were included. All patients were followed up for at least 12 months, with an avarage of 15 months. Eyes with persistent CSME after 3 months were applied supplemental grid laser treatment. Results: After 1 year, out of 24 (66.6%) patients with increased or stabilized visual acuity, 9 (69.3%) were belong to group I, 6 (75%) were belong to group II, 9 (60%) were belong to group III. The difference was not statistically significant (p=0.74). Although increased or stabilized visual acuity was found in 71.5% of the patients (15 eyes) who were applied laser photocoagulation in 6 months, and in 59.9% (9 eyes) of the defferred group, the difference was not statistically significant (p=0.47). Likewise, clinical decrease in CSME was found in 66.6% (14 eyes) of the patients who were applied laser photocoagulation in 6 months, and in 53% (8 eyes) of the defferred group, but the difference was not statistically significant (p=0.41). Conclusion: Progression of diabetic macular edema after cataract surgery was reported differently in the literature and the efficacy of modified grid laser photocoagulation was not assessed enough. Regression of macular edema and visual rehabilitation after grid laser photocoagulation for pseudophacic eyes were significantly decreased. Visual improvement or stabilization were slightly better in early modified grid laser photocoagulation group than the deferred one but the difference was not clinically significant.

Özet

Amaç: Fakoemülsifikasyon ve göz içi lens (GİL) implantasyonu uygulanmış diabetik hastalarda izlenen klinik anlamlı makula ödemi (KAMÖ) tedavisinde uygulanan modifiye grid laser fotokoagulasyonun etkinliğini araştırmak ve ameliyat sonrası farklı uygulama zamanları ile ilgili değerlendirme yapmak. Gereç ve Yöntem: Komplikasyonsuz fakoemülsifikasyon ve GIL implantasyonu uygulanmış tip II diabetes mellituslu (DM) olgularından KAMÖ belirlenen 32 hastanın 36 gözü çalışma kapsamına alındı. Tüm hastalara FD Nd:YAG laser ile modifiye grid laser tedavisi uygulandı. Laser tedavisi 20 gün-3 ay içinde uygulanan hastalar I. grup (13 göz), 3-6 ay içinde uygulananlar II. grup (8 göz) ve 6-14 ay içinde uygulananlar III. grubu (15 göz) oluşturdu. Çalışmaya nonproliferatif diabetik retinopatisi (NPDR) olan tip II DM hastaların, kistoid makula ödemi (KMÖ) ile birlikte veya tek başına KAMÖ olan gözleri alındı. Laser sonrası tüm hastalar en az 12 ay olmak üzere ortalama 15 ay takip edildi. 3 ay sonra KAMÖ devam eden hastalarda grid laser tedavisi tekrar edildi. Bulgular: Bir yıl sonunda görme keskinlikleri artan veya sabit kalan 24 (%66.6) hastanın 9'u (%69.3) grup I'e, 6'sı (%75) grup Il'ye ve 9'u (%60) grup IH'e dahildi. Aradaki fark istatistiksel olarak anlamlı değildi (p=0.74). İlk 6 ay içinde grid laser fotokoagulasyon uygulanmış olan hastaların %71.5'inde (15 göz) görme artışı veya sabitliği sağlansa da, daha geç yapılan gruptaki %59.9 (9 göz) oranı ile anlamlı fark yakalayamamıştır (p=0.47). Benzer şekilde ilk 6 ay içinde grid laser fotokoagulasyon uygulanmış olan hastaların %66.6'sında (14 göz) makula ödeminde klinik olarak azalma görülürken, daha geç yapılan grupta bu oran %53.3 (8 göz) idi, ancak aradaki fark istatistiksel olarak anlamlı değildi (p=0.41). Tartışma: Psödofak gözlerde, diabetik makula ödeminin ameliyat sonrası ilerleyişi literatürde farklı bildirilmiştir ve modifiye grid fotokoagulasyonun etkinliği yeterince irdelenmemiştir. Psödofak gözlere uygulanan grid laser fotokoagulasyon sonrası makula ödemindeki düzelme ve görsel rehabilitasyon anlamlı derecede azalır. Erken dönemde modifiye grid laser fotokoagulasyon uygulanan grupta görme artışı veya sabit kalma oranı, laser tedavisi ertelenen gruba göre biraz daha yüksek bulunsa da fark istatistiksel olarak "anlamlı değildi.