Journals / Türk Oftalmoloji Dergisi / 2006 / Cilt: 36 - Sayı: 1

Phakic iris claw intraocular lens implantation

Fakik iris kıskaçlı göziçi lens uygulama sonuçlarımız

Pages
44–49
DOI
—

Abstract

Purpose: To evaluate incision techniques of phakic iris claw anterior chamber IOL implantation in cases younger than 40 years of age with high refractive error and thin cornea in whom LASIK can not be performed. Materials and Method: 25 eyes of 13 patients with refractive errors higher than -12 D and +8 D and with anterior chamber depth more than 3 mm were included. Phakic Verisyse (AMO) (in 18 eyes) and ARTISAN (Ophtec) (in 7 eyes) iris claw anterior chamber IOL in diopters providing emetropia calculated according to van Heidje formula following routine ophthalmologic examination (including eycloplegic refraction) was implanted in bilateral eyes of 12 patients and unilaterally one patient, younger than 40 years of age simultaneously under general anesthesia. The refractive errors were between -8 D and -23 D in 19 eyes of 10 patients and between +9 D and + 34D in 6 eyes of 3 patients. Limbal clear corneal incision and 10,0 nylon suture technique was performed initially at first 12 eyes in Tablo 1. Scleral tunnel incision without suturing as in Mini-nucleus technique was preferred in 13 eyes (13-18 in Tablo 1 and 7 eyes in Tablo 2 .No peripheral iridectomy was performed. All the cases were examined at postoperative 1st day, 1. week, 4th week and 6th month. Results: In one eye there was reflection due to 1 mm displacement of IOL and transient intraocular pressure increase was noted in one eye and treated with topical medication. One eye underwent reoperation as a result of traumatic luxation following ball injury. No complication was noted in the second group with sutureless scleral tunnel technique. The vision improved by 1 to 8 lines in all cases who underwent IOL implantation. Thus, LASIK was planned for the refractive errors. Discussion: Postoperative residual astigmatism and the other problems such as sutures and delayed healing are frequently encountered in cases who undergo classical implantation method with 6 mm incision with suturing, whereas a better visual improvement and prominent patient satisfaction are achieved in cases who undergo sutureless scleral tunnel technique. It was concluded that the scleral tunnel surgery was a better technique.

Özet

Amaç: İnce kornealı, LASİK yapılamayan 40 yaşından genç, yüksek kırılma kusuru olan olgularda Verisyse /Artisan fakik ön kamara GİL uygulaması ve keşi tekniklerinin değerlendirilmesi. Yöntem: 40 yaşından genç -12 D'den ve +8D'den yüksek kırılma kusuru olup, ön kamara derinliği 3,0mm'den fazla olan, -8 D. ile -23 D arasında 10 hastanın 19 gözü ile +9D ve +34 D arasında kırılma kusuru olan, 3 olgunun 6 gözüne toplam 25 göze yapılan rutin oftalmolojik muayene (sikloplejik refraksiyonuda içeren) sonrasında van Heidje formulünce saptanan emetropi sağlayıcı uygun D'deki Verisyse (AMO) (18 gözde) ve Artisan (Ophtec) (7 gözde) fakik iris kıskaçh ön kamara GİL, genel anestezi altında bilateral olarak aynı seansta uygulanmıştır. Uygulama sırasında başlangıçta 12 olguya ön limbal saydam korneal keşi ve 10,0 naylon tek tek sütür uygulanırken, sonraki 13 olguda (Tablo 1 de 13-18 ile Tablo 2 deki 7 olgu) ameliyat sonrası astigmatizmayı önlemek için Mini-Nuk tekniğindeki tecrübelerimizden esinlenerek sütürsüz skleral cep tünel keşi uygulanması tercih edilmiştir. Klasik uygulamadaki periferik iridekto-mi/iridotomi bu çalışmadaki tüm olgularda uygulanmamıştır. Olguların 1. gün, 1. hafta, 4. hafta ve 6. aydaki rutin oftalmolojik muayene sonuçları değerlendirilmiştir. Bulgular: Periferik iridektomi/iridotomi yapılmaksızın kuralına uygun olarak (klasik yöntem/12 göz) iris kıskaçh GİL yerleştirilen bu olgulardan birinde GİL'in lmm deplasmanına bağlı yansıma, diğer bir olguda top çarpması bağlı travmatik luksasyon sonucu reoperasyon, bir olguda da ilaçla kontrol edilebilen geçici göziçi basıncı yükselmesi saptanmıştır. İkinci gruptaki (13 göz) sütürsüz skleral tünel tekniği uygulanan olgularda sorun yaşanmamıştır. Tüm implantasyon yapılan 25 gözde 1 ile 8 sıra uzak görme artışı saptanmış olup, artık kırılma kusurları için LASIK operasyonu planlanmıştır. Tartışma: Klasik yöntemle sütürlü ömm'lik keşi ile implantasyon uygulanan olgularda ameliyat sonrası rezüdüel astigmatizma ve diğer sorunlarla (geç iyileşme, sütür alınması) karşılaşılmasına karşın, sütürsüz ve skleral tünel keşi uygulanan diğer grupta hızlı görsel iyileşmenin yanı sıra hasta memnuniyetinin daha fazla olduğu saptanmış ve bu yöntemin uygulanmasının daha iyi olacağı sonucuna varılmıştır.