Journals / Türk Oftalmoloji Dergisi / 2015 / Cilt: 45 - Sayı: 4

Rhino-orbital Mucormycosis: Clinical Findings and Treatment Outcomes of Four Cases

Rino-orbital Mukormikozis: Dört Olgunun Klinik Bulgu ve Tedavi Sonuçları

Pages
169–174
DOI
—

Abstract

In this case report, we present the clinical findings and therapeutic outcomes of four rhino-orbital mucormycosis patients. The four patients (1 female, 3 male; age range, 55-77 years) all had diabetes mellitus and two also had chronic renal failure. All patients exhibited proptosis, sinusitis, and dark-colored lesions on the nasopharynx and/or hard palate; three patients had ipsilateral peripheral facial paralysis. Visual acuity was no light perception in the two patients with severe orbital involvement and 0.8 in two patients with limited orbital involvement. Histopathological examination of the hard palate, nasopharynx or sinus biopsy revealed typical Mucor hyphae. Systemic liposomal amphotericin B was initiated in all patients. The patients with limited ocular involvement received amphotericin B both intravenously and by local irrigation; both patients had complete recovery. The other two patients underwent orbital exenteration; one patient died after declining systemic treatment postoperatively. Rapid diagnosis and treatment are important for the survival of rhino-orbital mucormycosis patients. With orbital involvement, surgical debridement and systemic and local treatment with antifungal agents may help avoid mutilating surgery like exenteration

Özet

Rino-orbital mukormikozis nedeniyle takip edilen hastaların bulgu ve tedavi sonuçlarını sunmak. İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Göz Kliniği'nde Ocak 2010-Aralık 2011 tarihleri arasında izlenen ardışık 4 hasta çalışmaya dahil edildi. Hastaların demografik verileri, klinik bulguları, tedavi yaklaşımları ve sonuçları değerlendirildi. Çalışmaya dahil edilen bir kadın, 3 erkek hastanın yaşları 57-75 yıl arasında değişmekteydi. Hastaların ikisinde kronik böbrek yetmezliği ve diabetes mellitus (DM), diğer ikisinde ise sadece DM mevcuttu. Tüm olgularda başvuru esnasında sinüzit, sert damak ve/veya nazofarinksde koyu renkli krut oluşumları ve proptozis mevcuttu. Üç olguda orbita tutulumu olan tarafta 7. sinir paralizisi izlendi. Nazofarinks, sert damak veya sinüslerden alınan biyopsilerin histopatolojik incelemesi tipik mukor hiflerini gösterdi. Tüm olgulara sistemik olarak liposomal amfoterisin B başlandı. Olguların ikisinde başvuru sırasında ışık hissi negatif olup, ağır orbita tutulumu mevcuttu. Diğer iki olguda ise görme keskinliği 0,8 düzeyinde olup, orbitaya invazyon sınırlıydı. Işık hissi negatif olan iki olguya ekzenterasyon uygulandı. Diğer iki hastaya amfoterisin B ile hem sistemik tedavi, hem de lokal irigasyon uygulandı; her iki hastada tam iyileşme sağlandı. Ekzenterasyon ve sinüs cerrahisi sonrası sistemik tedaviyi ve takibi reddeden bir hastanın kaybedildiği öğrenildi. Rino-orbital mukormikozis olgularında hızlı tanı ve tedavi hastaların yaşam şansını arttırmak açısından önemlidir. Orbita tutulumu halinde sistemik tedavi, cerrahi debridman ve antifungal ilaçlar ile lokal irigasyon uygulaması ekzenterasyon gibi mutilan bir cerrahiden kaçınılması açısından faydalı olabilir