Journals / Türk Oftalmoloji Dergisi / 2020 / Cilt: 50 - Sayı: 1

Iris Cysts: Clinical Features, Imaging Findings, and Treatment Results

İris Kistlerinde Klinik Bulgular, Görüntüleme Özellikleri ve Tedavi Sonuçları

Pages
31–36
DOI
—

Abstract

Objectives: To report the clinical and demographic characteristics, imaging findings, treatment results, and follow-up data of patients with iris cysts. Materials and Methods: The medical records of 37 patients with iris cysts were retrospectively analyzed. Ultrasound biomicroscopy (UBM), swept-source optical coherence tomography (SS-OCT), and SS-OCT angiography (SS-OCTA) were performed to examine the iris cysts. Results: The mean age of the patients was 34.4 years, ranging from 5 to 85 years. Twenty-four patients (65%) were female and 13 (35%) were male. Mean follow-up period was 21.3 months, ranging from 4 months to 8 years. Thirty-five (94.5%) of the cysts were classified as primary and 2 (4.5%) were classified as secondary. Thirty-one (83.7%) of the primary cysts were pigment epithelial and 4 were stromal. Primary iris pigment epithelial cysts were classified as peripheral in 26 patients (72.2%), midzonal in 4 (11.1%), and dislodged in 1 (2.7%). Stromal cysts were classified as acquired in 3 patients (8.1%) and congenital in 1 patient (2.7%). Secondary iris cysts were caused by perforating eye injury. UBM could visualize both the anterior and posterior surfaces of the cysts (26 patients). Anterior segment SSOCT could visualize the anterior but not the posterior surface of the cysts (4 patients). Iris cysts did not display intrinsic vascularity on SS-OCTA (4 patients). All pigment epithelial cysts were managed by observation. Of the 4 primary stromal cysts, 3 were managed by surgical excision and 1 by observation. Two secondary cysts required surgical removal.

Özet

Amaç: İris kistlerinde demografik, klinik, görüntüleme özellikleri, tedavi ve izlem sonuçlarını değerlendirmek.Gereç ve Yöntem: İris kisti tanısıyla izlem ve tedavisi yapılan 37 olgunun kayıtları retrospektif olarak incelendi. İris kistleri ultrason biyomikroskopi (UBM), Swept Source OKT (SS-OKT) ve SS-OKT anjiyografi (SS-OKTA) kullanılarak incelendi.Bulgular: Ortalama tanı yaşı 34,4 yıl (5-85) idi. Olguların 24’ü (%65) kadın, 13’ü (%35) erkekti. Olguların ortalama izlem süresi 21,3 ay (4 ay-8 yıl) idi. Etiyolojilerine göre kistlerin 35’i primer (%94,5), 2’si travmaya sekonder (%5,5) olarak sınıflandırıldı. Otuz bir olguda (%83,7) iris pigment epiteli (IPE) kisti, 6 olguda (%10,8) iris stroma kisti (ISR) mevcuttu. Sekonder kistlerin hepsi stromal tipteydi.Primer IPE kistlerinin 26’sı periferik (%72,2), 4’ü midzonal (%11,1), 1’i serbest dolaşan disloke tip (%2,7) tip olarak değerlendirildi. Primer stromal kistlerin ise 3’ü (%8,1) edinsel; 1’i konjenital (%2,7) idi. Sekonder kistler, perforan göz yaralanması nedenli gelişen stroma kistleri idi. UBM’de IPE kistlerinin ön ve arka yüzü izlenebilirken (26 olgu), ön segment (ÖS) SS-OKT’de sadece ön yüzügörüntülendi (4 olgu). SS-OKTA’da kistlerin entrensek vakülaritesinin olmadığı görüldü (4 olgu). Pigment epitel kisti olgularının hepsine tedavi olarak izlem önerildi. Bu olguların hiçbirinde büyüme veya göz içi komplikasyon izlenmedi. Primer stromal kisti olan 4 olgunun 3’üne cerrahi eksizyon uygulanırken birine izlem önerildi. Sekonder stroma kisti olgularının 2’sine de cerrahi rezeksiyon yapıldı.Sonuç: İrisin kistik lezyonları pigment epitelinden veya stromadan köken alır. Kistler çoğunlukla primer, pigment epiteli kökenli ve periferik lokalizasyonda bulunur. Pigment epitelyal kistler herhangi bir tedavi gerektirmezken, stromal iris kistleri ise genellikle tedavi gerektirir. İris pigment epiteli ve stromal iris kistlerinin tanısında UBM ve ÖS SS-OKT önemli bir yer tutmaktadır. UBM’de iris kistleri ince duvarlı ve içi hiporeflektif olarak izlenir. Ön segment SS-OKTA’da kistlerin entrensek vaskülaritesinin olmadığı görülmektedir.