Journals / Türk Nöroşirürji Dergsi / 1999 / Cilt: 9 - Sayı: 3

Flow cytometry, p53 protein and epidermal growth factor receptor immunoreactivity in astrocytomas

Astrositomlarda akım sitometrik inceleme ve p53 protein ile EGFr immünreaktivitesi

Pages
1–6
DOI
—

Abstract

In recent years studies about flow cytometric DNA analysis of astrocytomas revealed the correlation between aneuploidy and tumor grade. Also, p53 and EGFr gene mutation rates were found to be high in these clinically aggressive tumors. Our study included 35 cases of astrocytomas diagnosed in KTU Pathology Department between 1994-1998. The cases are divided into two subgroups according to WHO-1993 classification as low and high grade tumors. Flow cytometric DNA analysis and p53- EGFr immunoreactivity are studied from paraffin embedded tissues. The relation between p53 pozitivity-DNA aneuploidy and high grade tumors was statistically significant (p

Özet

Son yıllarda astrositomlarda yapılan akım sitometrik DNA analizi çalışmalarında, aneuploidi oranının tümör grade'i ile korelasyon gösterdiği, aynı zamanda bu tümörlerde p53 ve EGFr gen mutasyonlarının, klinik davranışın agressif olduğu yüksek grade'li tümörlerde daha yüksek oranda bulunduğu bildirilmektedir. KTÜ Tıp Fakültesi Patoloji Anabilim Dalı'nda son beş yılda tanı almış astrositomlar içinde parafin bloklarda yeterli materyali bulunan 35 olgu çalışmaya alındı. WHO-1993 sistemine göre yeniden grade'lenen olgular düşük ve yüksek grade'li olmak üzere iki ana gruba ayrıldı. Parafin bloklardan akım sitometrik DNA analizi ve p53 ile EGFr immünreaktivitesi araştırıldı. Bulguların istatistiksel analizi yapıldığında; p53 pozitifliği ve DNA aneuploidisi yüksek grade'li olgularda anlamlı bulundu (p< 0.05 ve p< 0.001). EGFr pozitifliği -grade ve sentez fazı - grade arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunmadı. Astrositomlarda mutant p53 protein ya da aneuploidi araştırılması, tümörün histolojik grade'inin saptanmasında güçlük çekilen küçük doku örneklerinde yararlı olabilir. Tümör grade'inin tam olarak saptanamadığı olgularda özellikle akım sitometrik DNA analizi hastaların takip ve tedavisine katkı sağlayabilir.