Journals / Türk Nöroşirürji Dergsi / 2017 / Cilt: 27 - Sayı: 2

Molecular Biology of Craniopharyngiomas

Kraniyofaringeomaların Moleküler Biyolojisi

Pages
212–217
DOI
—

Abstract

Craniopharyngiomas have long been considered a benign tumor but the treatment is very challenging and oftentimes only associated with poor patient outcome and very high morbidity. Improved treatment strategies can only be achieved with better understanding of the disease biology. Recent molecular biological findings on the molecular biology of craniopharyngiomas have improved our understanding. In this paper, current understanding of craniopharyngioma molecular biology that has made its way to the clinic is reviewed. Different molecular derangements have been discovered in adamantinomatous and papillary craniopharyngiomas. The adamantinomatous type is associated with CTNNB1 gene mutations in 92-96% of the cases whereas the papillary type is associated with BRAF V600E gene mutations in 95-100% of the cases. Both mutations are associated with derangement of different intracellular signaling cascades. Today, craniopharyngioma must be considered as a complex disease with a molecular pathogenesis and novel treatment strategies shall be developed with this notion in mind.

Özet

Kraniyofarenjiyomlar geçmişten beri iyi huylu tümörler olarak düşünülmüştür, ancak tedavileri zordur ve çoğu zaman kötü klinik sonuçlar ve yüksek morbidite ile ilişkilidirler. Daha etkin tedavi yöntemlerinin geliştirilebilmesi için hastalık biyolojisinin daha iyi anlaşılması gereklidir. Yakın zamanda saptanan moleküler biyolojik bulgular kraniyofaringeomaların biyolojisini daha iyi anlamamızı sağlamıştır. Bu derlemede kraniyofaringeoma biyolojisi konusunda, klinik kullanım alanı bulmuş güncel gelişmelerin bir özetlemesi yapılmıştır. Adamantinomatöz ve papiller kraniyofaringeomalarda farklı moleküler bozukluklar saptanmıştır. Adamantinomatöz tipte CTNNB1 gen mutasyonu %92-96 sıklıkla görülmekteyken, papiller tipte BRAF V600E gen mutasyonu sıklığı %95-100 oranında bulunmuştur. Her iki genetik bozukluk farklı hücre içi sinyal yolaklarını etkiler. Kraniyofaringeoma günümüzde kompleks ve moleküler temelli bir hastalık olarak anlaşılmalı ve bu anlayışla yeni tedavi yaklaşımları geliştirilmelidir.