Journals / Türk Nöroşirürji Dergsi / 2018 / Cilt: 28 - Sayı: 1

Minimally Invasive Approaches for Aneurysm Surgery

Anevrizma Cerrahisinde Minimal İnvazif Yaklaşımlar

Pages
103–109
DOI
—

Abstract

We will discuss the minimally invasive procedures that are used more and more frequently in aneurysm surgery in addition to standard pterional craniotomy in this article. The aim is to familiarise the reader with minimally invasive methods, as well as the surgical results and advantages. Minimally invasive approaches commonly used in recent years include the supraorbital, lateral supraorbital, mini-pterional, mini-orbitozygomatic and interhemispheric approaches. These approaches contribute to lesser traumatization of the temporal muscle, lesser exposure of the brain parenchyma, and lesser manipulation of the exposed brain; facilitate wound healing due to the small size of the incision, and result in minimized risk of cerebrospinal fluid fistulae and reduction of cosmetic problems. These approaches allow surgical freedom as much as the classical pterional craniotomy. These approaches will be briefly mentioned and lateral supraorbital craniotomy, which we prefer, will be emphasised

Özet

Anevrizma cerrahi tedavisinde standart pterional kraniotomi yanında son yıllarda kullanım sıklığı artan minimal invazif yaklaşımlarından bahsedilecektir. Minimal invazif yaklaşımların tanıtımı, cerrahi sonuçları ve avantajları konu edilecektir. Son yıllarda yaygın olarak kullanılan minimal invazif yaklaşımlardan supraorbital, lateral supraorbital, mini-pterional, mini-orbitozigomatik ve interhemisferik yaklaşımlardan bahsedilecektir. Bu yaklaşımlar; temporal kasın daha az travmatize edilmesine, beyin parankim dokusunun gerekmeyen kısımlarının daha az ekspoze olması sonucu beynin az manipüle edilmesine, insizyonun küçüklüğü sebebiyle yara yeri iyileşmesinin hızlı olması sonucu beyin-omurilik sıvısı fistüllerinde azalmaya ve kozmetik sorunların minimale indirilmesine katkı sağlanmaktadır. Bu yaklaşımlar, klasik pterional kraniotomi yaklaşımı kadar cerrahi özgürlüğüne sahiptir. Bu yaklaşımlardan kısaca bahsedilecek, bizim tercihimiz olan lateral supraorbital kraniotomiye ağırlık verilecektir. Uygun hastalara uygulanan minimal invazif yaklaşımlar, daha iyi cerrahi ve kozmetik sonuçlar sağlamaktadır