Journals / Türk Nöroşirürji Dergsi / 2019 / Cilt: 29 - Sayı: 1
Cavernous Segment Aneurysms of the Internal Carotid Artery
- Journal
- Türk Nöroşirürji Dergsi
- Pages
- 44–48
- DOI
- —
Abstract
Internal carotid artery (ICA) aneurysms account for 31.5% of aneurysms. Intracavernous ICA aneurysms account for 4-9% of intracranial aneurysms and 9-25% of giant aneurysms. The cavernous segment (CS) of ICA begins at foramen lacerum, where the artery enters the cavernous sinus and ends at the proximal dural ring level after forming the siphon. Direct surgical approach to lesions within the cavernous sinus have been accepted as risky interventions for many years due to the low success rate. Excessive bleeding, cranial nerve deficits, and risk of the ICA being potentially traumatized are among the primary reasons for avoiding this approach. Besides subarachnoid hemorrhage (SAH), ICA aneurysms may arise with a wide range of clinical findings such as vision loss, ophthalmoplegia, pituitary insufficiency, ischemic stroke, carotid-cavernous fistula, and epistaxis, depending on the location, orientation and size of aneurysm. Since CS aneurysms are extradural, the hemorrhage incidence is lower than with other aneurysms; however, these aneurysms can reach giant sizes and often present with cranial nerve deficits. Despite using various treatment modalities, interventional radiological methods seem to be the most appropriate treatment modality for CSA aneurysms. However, direct surgical intervention should be performed to eliminate the pressure effect in aneurysms causing a mass effect. In this review, general information and a clinical review of cavernous ICA aneurysms will be presented with the literature.
Özet
İnternal karotid arter (İKA) anevrizmaları tüm anevrizmaların %31,5’ini içermektedir. İntrakavernöz İKA anevrizmaları ise tümintrakranyal anevrizmaların %4-9’unu, dev anevrizmaların %9-25’ini oluşturmaktadır. İKA’in kavernöz segmenti (KS), arterin kavernözsinüse girdiği foramen laserum seviyesinden başlar, sifonu oluşturduktan sonra proksimal dural ring seviyesinde sona erer. Kavernözsinüs içerisindeki lezyonlara direkt cerrahi yaklaşım, başarı oranının düşük olması nedeni ile uzun yıllar boyunca riskli girişimler olarakkabul edilmiştir. Aşırı kanama, kranyal sinir defisitleri, İKA’in potansiyel olarak travmatize olma riski bu yaklaşımdan kaçınılmasınınbaşlıca nedenleri arasındadır. İKA anevrizmaları, subaraknoid kanama (SAK) tablosu oluşturabileceği gibi anevrizmanın yerleşimi,yönelimi ve büyüklüğüne bağlı olarak görme kaybı, oftalmoplejiler, hipofizer yetmezlik, iskemik inme, karotikokavernöz fistül,epistaksis gibi oldukça geniş yelpazede klinik bulgular ile de ortaya çıkabilmektedir. KS anevrizmalarının ekstradural olmaları nedeniile kanama insidansları diğer anevrizmalara göre daha düşüktür, ancak bu anevrizmalar dev boyutlara ulaşabilir ve çoğunlukla kranyalsinir defisiti ile bulgu verirler. İKA’in KS anevrizmalarında farklı tedavi yöntemleri uygulansa da, günümüzde girişimsel radyolojikyöntemler en uygun tedavi şekli gibi görünmektedir. Ancak kitle etkisine neden olan anevrizmalarda bası etkisini ortadan kaldırmakamacıyla direkt cerrahi girişim uygulanmalıdır. Derlemede, kavernöz İKA anevrizmalarına ait genel bilgiler ve klinik prezantasyonliteratür eşliğinde sunulacaktır.