Journals / Türk Nöroşirürji Dergsi / 2019 / Cilt: 29 - Sayı: 3
Surgical Principles in Glioma Surgery
- Journal
- Türk Nöroşirürji Dergsi
- Pages
- 257–265
- DOI
- —
Abstract
Surgery is still the mainstay treatment that has a significant affect on overall survival in low grade and high grade glioma treatment. In addition to its pathological diagnostic efficacy, it also improves the quality of life of patients by reducing neurological symptoms and allowing improvement of neurocognitive functions. The primary goal in glioma surgery is to achieve a wide resection rate without increasing the postoperative morbidity of the patient and to benefit the patient’s survival. It is known that gliomas, especially glioblastomas, which are intraaxial tumors, can spread to eloquent brain areas and it is difficult to obtain wide resection rates in this situation. Intraoperative imaging techniques (Neuronavigation, MRI and Ultrasonography), fluorescence assisted neurochemical tumor staining techniques, detection of white matter tracts by MRI assisted diffusion tensor imaging tractography and determination of tumor relationship, cortical or subcortical mapping and neurophysiological monitoring are the assistive techniques used for surgical resection. These techniques reduce perioperative morbidity, and they help to determine the appropriate surgical technique for the patient. In the light of all these surgical technological developments, surgical treatment of gliomas is currently more effective; residual tumor volumes have been significantly reduced and better clinical outcomes have been achieved in these patients.
Özet
Düşük veya yüksek dereceli gliomların tedavisinde, cerrahi tedavi halen öncelikli ve sağkalımı etkileyen en önemli tedavi basamağıdır.Patolojik tanı koydurucu etkinliğinin yanı sıra, hastanın nörolojik bulgularını azaltıcı ve nörokognitif fonksiyonlarının iyileşmesine olanaksağlamasıyla da hastaların yaşam kalitesini artırmaktadır. Gliom cerrahisinde öncelikli hedef hastanın postoperatif morbiditesiniartırmadan geniş rezeksiyon oranları elde ederek hastanın sağkalımına fayda sağlamaktır. İntraaksiyel tümörler olan gliomların,özellikle glioblastomların özellikli (eloquent) beyin alanlarına yayılım gösterebileceği bu durumlarda geniş rezeksiyon oranları eldeetmenin zorluğu bilinmektedir. Gelişen preoperatif, intraoperatif yardımcı radyolojik tekniklerle bu problem önemli oranda azaltılmıştırve tümörlerin post operatif morbiditenin artırılmadan geniş rezeksiyon oranları sağlanarak rezeksiyonu mümkün olmaktadır. Cerrahirezeksiyona yardımcı teknikler olarak; intraoperatif görüntüleme teknikleri (Nöronavigasyon, MRG ve Ultrasonografi), floresansdestekli nörokimyasal tümör boyama teknikleri, beyaz cevher traktlarının MRG destekli diffüzyon tensör görüntüleme traktografi ileortaya konularak tümör ilişkisinin belirlenmesi, kortikal veya subkortikal haritalama ile nörofizyolojik monitörizasyon kullanılmaktadır.Tüm bu cerrahi teknolojik gelişmelerin ışığında gliomların cerrahi tedavisi daha etkin olarak gerçekleşmekte; rezidü tümör hacimlerindeciddi azalmalar izlenmekte olup, sitoredüksiyonun sağlandığı bu hasta gruplarında sağkalımı artırıcı klinik sonuçlar elde edilmektedir