Journals / Türk Nöroloji Dergisi / 2006 / Cilt: 12 - Sayı: 2

İnsomninin epidemiyolojisi, patogenezi ve nonfarmakolojik tedavisi üzerine bir güncelleme

Clinical update on epidemiology, pathogenesis, and nonpharmacological treatment of insomnia

Pages
87–97
DOI
—

Abstract

Scientific background: Insomnia is by far the most common form of sleep disturbance. Most typically, insomnia has been defined as the symptom of difficulty initiating or maintaining sleep and more rarely as an inability to obtain restorative sleep. Insomnia disorders are most often classified as either primary or secondary to other sleep, psychiatric, or medical conditions, although it is often difficult in practice to determine true causality of insomnia or there may be more than one cause (comorbid conditions). Increasing age, female sex, and psychiatric and medical disorders are consistent risk factors for insomnia. Insomnia is associated with significant social, medical, and financial consequences including impaired social functioning and quality of life, increased risk for psychiatric disorders, and increased health care costs. The clinical assessment of insomnia is based on a careful clinical interview, often supplemented by sleep questionnaires, sleep logs, and psychological testing. Polysomnography is indicated only in selected cases when specific sleep pathologies are suspected.Assessment: A large proportion of insomnia sufferers go undiagnosed, and therefore untreated, by their doctors, and many of these patients incur considerable personal, vocational, and health-related consequences as a result. Insomnia can be triggered by a variety of precipitating events, but when it becomes a chronic problem, psychological and behavioral factors are almost always involved in perpetuating or exacerbating sleep disturbances over time. Psychological and behavioral therapies for primary insomnia include sleep restriction, stimulus control therapy, relaxation training, cognitive strategies, and a combination of those methods, referred to as cognitive behavior therapy of insomnia. Results of the controlled clinical trials indicate that 70% to 80% of patients with primary insomnia partially benefit from cognitive behavior therapy. Although only 20% to 30% of patients become completely symptom free and can be called as "good sleepers". The clinical studies showed that sleep improvements are well maintained up to 2 years after treatment completion. Conclusion: Despite evidence showing psychological and behavioral approaches to be efficacious in the treatment of insomnia, in today's clinical practice, such therapies are not readily available and are not widely used by doctors.

Özet

Bilimsel zemin: insomnia en sık görülen uyku bozukluğudur, insomnia,yaygın olarak uykuya başlama zorluğu ya da uyku bütünlüğünün bozulması (uyku devamlılığı zorluğu) olarak tanımlanabilir ise de daha nadir olarak uykunun dinlendirici olmaması olarak da tanımlanmıştır, insomnia, her ne kadar, çoğunlukla ya primer bir uyku bozukluğu yada diğer uyku, psikiyatrik, veya tıbbi rahatsızlıklara bağlı sekonder olarak gelişmiş bir uyku bozukluğu olarak sınıflanabilire de, pratikte insomnia semptomunun altında yatan gerçek nedeni bulmak sıklikla zordur yada birden fazla neden olabilir. Yaşlı yetişkinler, bayanlar, ve psikiyatrik veya tıbbi rahatsızlıkları olanlar insomnia risk grubundadır, insomnia, kişinin sosyal fonksiyonlarında bozulma ve yaşam kalitesinde düşme, psikiyatrik bozukluklar geliştirmeye eğilimi, ve artmış sağlık harcamaları gibi ciddi sosyal, tıbbi, ve finansal sorunlara neden olabilir, insomnia hastasının klinik değerlendirmesi, (sıklıkla uyku bozuklukları soru formu, uyku çizelgesi, ve psikolojik testler ile desteklenmiş) dikkatlice alınmış bir anamnez üstünde temellendirilir. Polysomnography, sadece belirli uyku bozukluklarından şüphelenilen seçilmiş vakalarda endikedir. Değerlendirme: insomnia hastalarının büyük bir bölümü doktorları tarafından teşhis edilmemiş ve dolayısı ile tedavi edilememiş olduğundan, bu hastaların çoğu hatırı sayılır oranda kişisel, iş yaşamı ve sağlıkla ilgili problemlere maruz kalırlar, insomnia değişik presipite edici olaylar tarafından tetiklenebilir, ama insomnia bir kere kronik hale geldiğinde, psikolojik ve davranış faktörleri, uyku bozukluğunun zaman içinde daha da müzminleşmesinde ve kötüleşmesinde, hemen her zaman, rol oynar. Primer insomnia'nin psikolojik ve davranış terapileri su yöntemleri kapsar; uyku sınırlama, uyaran control tedavisi, relaxation eğitimi, cognitive stratejiler, ve bu yöntemlerin bir kombinasyonu olabilir, ki bu aynı zamanda insomnia'nin cognitive-behavior tedavisi olarak da adlandırılır. Kontrollü klinik çalışmalarının sonuçları, primary insomnia hastalarının %70-80'inin cognitive-behavior tedavisinden kısmen yararlandığını göstermektedir. Buna rağmen bu hastaların sadece %20-30'u tüm insomnia semptomlarından tamamıyla kurtulup "normal uyku" ya döner. İzlenimler: Klinik çalışmalar, uykudaki bu düzelmenin, tedavinin bitmesinden iki sene sonraya kadar oldukça iyi muhafaza edildiğini göstermiştir. Kanıtlar, insomnia tedavisinde psikolojik ve davranış yaklaşımlarının etkili olduğunu göstermesine rağmen, bu tedaviler günümüzde kolay ulaşılabilir değildir ve doktorlar tarafından yaygın olarak kullanılmamaktadır.