Journals / Türk Nöroloji Dergisi / 2007 / Cilt: 13 - Sayı: 4

Anosognosia for hemiplegia: Intrahemispheric anatomy

Hemiplejinin anozognozisi: İntrahemisferik anatomy

Pages
252–258
DOI
—

Abstract

OBJECTIVE: Anosognosia for hemiplegia can be defined as patient’s denial of disorder and ignorence of deficit. In the definition there is denial phenomenon which is unawareness of deficit and relevant behavioral pattern. Although there are too many explanatory scientific explanations that express the disorder as neural some psychologic factors (such as defence mechanisms or depression) are also mentioned as effective factors in the development of hemiplegia for anosognosia. The most important evidence of neural mechanisms is, the sign that is frequently observed in right hemisphere lesions and besides, patients implicated amytal to right carotid artery are not aware of motor deficits. For years, hemiplegia for anosognosia is considered as an important sign of parietal lobe lesions. On the other hand, anosognosia for hemiplegia is also experienced by deep, basal ganglionic and/or thalamic lesions. OBJECTIVE: In this study we aimed to explore the relation between inter and intrahemispheric location of hemiplegia for anosognosia, accompanying neurologic and neuropsychologic findings and by this way highlightening the pathogenesis of hemiplegia for anososgnosia.METHODS: In Department of Neurology, School of Medicine, Çukurova University, Adana, Turkey, in total of 85 patients hospitalized by first supratentorial stroke diagnosis, 56 of which are with ischemic infarction and 29 of which intracerebral hemorrhage patients acute phase of hemiplegia for anosognosia have been investigated. All patients had at least 5 years of formal education. 54 of them had right, 31 of them had left hemisphere involvement. Besides structured interview for anosognosia form which has been proposed by Starkstein et al (1992), detailed neurological examination, hemispatial, sensorial and motor neglect, motor persistence, constructional ability, Gülhane Praxis Test, Hamilton Depression Scale (HDS) are also administered to all patients. Evaluating the cerebral CT findings, Gilbert et al’s (1986) and Alexander et al’s (1987) cerebral CT atlas have been used. RESULTS: Hemiplegia for anosognosia has been determined in 19 (22.3%) of 85 patients, 17 had right, 2 had left hemisphere lesion. In hemiplegia for anosognosia patients sensorial deficit (p

Özet

AMAÇ: Hemiplejinin anozognozisi (HA), hastanın hastalığını inkâr etmesi ve defisitine olan ilgisinin kaybolması olarak tanımlanabilir. Bu tanım içinde işlevsel defisitin tanınmaması şeklinde inkâr fenomeni ve buna uygun bir davranış paterni söz konusudur. Kesinlikle nöral bir bozukluk olduğu şeklindeki oldukça açıklayıcı ve bilimsel zemine oturan açıklamalara karşın, pazı psikolojik faktörlerin de (savunma düzenekleri, depresyon gibi) HA gelişiminde etkili olabileceği ileri sürülmüştür. HA’da nöral mekanizmaların varlığına en önemli kanıt, bu bulgunun sıklıkla sağ hemisfer lezyonlarına bağlı olarak ortaya çıkması ve bunun yanı sıra, sağ karotid artere amital uygulanan olguların motor defisitlerinin ayırdında olmamalarıdır. HA, uzun yıllar boyunca parietal lob lezyonlarının önemli bir bulgusu olarak kabul edilmiştir. Bununla birlikte, bazal ganglionik ve/veya talamik lezyonlarla da anozognozinin ortaya çıkabildiği gösterilmiştir. YÖNTEMLER: Bu çalışmada HA’nın inter ve intrahemisferik yerleşiminin, eşlik eden nörolojik ve nöropsikolojik bulgularla ilişkisinin araştırılması ve bunlar aracılığı ile HA’nın patogenezinin anlaşılması amaçlanmıştır. Gereç ve YÖNTEMLER: Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji Kliniğinde “ilk supratentoryel inme” tanısı ile yatan ve 56’sında iskemik infarkt, 29’unda intraserebral hemoraji tanınan toplam 85 olguda, hastalığın akut evresindeki HA varlığı araştırılmıştır. Olguların tümü en az 5 yıllık formel eğitimlidirler. 85 olgunun 54’ünde sağ, 31’inde sol hemisfer tutuluşu saptanmıştır. Olgulara Starkstein ve ark. (1992) tarafından önerilen anozognozi sorgulama formunun yanı sıra, ayrıntılı nörolojik muayene, yarımekânsal, duysal ve motor ihmal varlığı, motor kalıcılık, konstrüksiyonel yetenek ile ilgili testlerin yanı sıra Gülhane Praksis Testi ve Hamilton Depresyon Ölçeği (HDÖ) uygulanmıştır. BBT bulgularının değerlendirilmesinde Gelbert ve ark. (1986) ve Alexander ve ark. (1987) tarafından kullanılan BBT atlaslarından yararlanılmıştır. BULGULAR: 85 olgunun 19’unda (%22,3) HA saptanmıştır. Bu olguların 18’inde sağ, birinde ise sol hemisfer lezyonu söz konusudur. HA olan olgularda duysal defisit (p