Journals / Türk Nefroloji Diyaliz ve Transplantasyon Dergisi / 2013 / Cilt: 22 - Sayı: 2

Sürekli ambulatuar periton diyalizi hastalarında peritonit sıklığı, etiyolojisi, ilişkili faktörler ve prognozun değerlendirilmesi

Evaluation of peritonitis ıncidence, etiology, associated factors and prognosis of continuous ambulatory peritoneal dialysis patients

Pages
158–162
DOI
—

Abstract

OBJECTIVE: Peritonitis is the most important complication of peritoneal dialysis (PD). We evaluated the incidence of peritonitis, active microorganisms and their susceptibility profile and determine prognosis. MATERIAL and METHODS: One hundred fifty three PD patients were evaluated for aetiology, drug usage, accompanying disease, type, duration and personal preference for PD, care-giver, protein catabolic rate (PCR), residual urine volume, ultrafiltration volume, type of peritoneal membrane transport and baseline laboratory values. RESULTS: The incidence of peritonitis was 0,284 attack/patient/year. The most common organisms were coagulase negative staphylococci (18.3%) followed by S. aureus (14.8%) and gram-negative bacillus (13.1%). Peritonitis was more common in elderly, those with longer PD duration, low residual urine volume, patients with low PCR and hepatitis C. However, patients using erythropoietin and automated PD had low incidence of peritonitis compared to others. Mortality rate was higher in gram-negative and fungal peritonitis and prognosis was worse in gram- negative peritonitis CONCLUSION: Peritonitis incidence and aetiology were compatible with literature. One must be careful to protect residual renal function (RRF) as peritonitis incidence was significantly reduced in patients with RRF. PCR values were significantly lower in peritonitis. Adequate protein intake and nutritional support may be important in this respect.

Özet

AMAÇ: Peritonitler, periton diyalizinin (PD) en önemli komplikasyonudur. Merkezimizde izlenen peritonit ataklarının incelenmesi, peritonit sıklığı, etken mikroorganizma dağılımı, duyarlılık profili ve prognozun değerlendirilmesi amaçlanmıştır. GEREÇ ve YÖNTEMLER: Yüzelliüç PD hastası, son dönem böbrek yetmezliği etiyolojisi, kullandığı ilaçlar, eşlik eden hastalıklar, PD dozu, tipi, tercih nedeni ve süresi, değişimi yapan kişi, protein katabolik hız (PCR), rezidüel idrar miktarı, ultrafiltrasyon miktarı, periton membranının transport tipi, bazal laboratuvar değerleri açısından değerlendirilmiştir. BULGULAR: Son 11 yıllık peritonit sıklığımız; 0,284 atak/yıl/hasta olarak hesaplanmıştır. En sık peritonit etkeninin koagülaz negatif stafilokoklar (% 18,3) olduğu, bunu sırasıyla S. aureus (%14,8) ve gram negatif basillerin (%13,1) izlediği görülmüştür. Peritonit; yaşlılarda, PD uygulama süresi uzun olanlarda, Hepatit C infeksiyonu olanlarda, rezidüel idrar miktarı ve PCR değeri düşük olanlarda daha sık saptanmıştır. Eritropoetin kullananlarda ve aletli PD uygulayanlarda peritonit sıklığı diğerlerine göre daha düşük bulunmuştur. Gram negatif bakteri ve mantarların etken olduğu peritonitlerde mortalite (%17,4) daha yüksek bulunmuş; prognozun gram negatif peritonitlerde daha kötü olduğu görülmüştür. SONUÇ: PD hastalarımızda peritonit sıklığı ve etiyolojisi uluslararası literatürle benzer bulunmuştur. Rezidüel renal fonksiyon (RRF) korunan hastalarda peritonit sıklığının anlamlı düşük bulunması nedeniyle RRF’nin korunmasına daha fazla özen gösterilmesi gerekmektedir. PCR değeri peritonitlilerde anlamlı düşük bulunmuştur. Yeterli protein alımı ve beslenme desteği bu açıdan önemli olabilir.