Journals / Türklük Bilimi Araştırmaları / 2010 / Cilt: 0 - Sayı: 28

Perceptions of nationality and being a Turk in the Elif Şafak's novels

Elif Şafak'ın romanlarında milliyet ve Türklük algısı

Pages
261–281
DOI
—

Abstract

Elif Şafak is a well known and popular author in Turkey in the last decade. Her well known books are Father and Bastards issued in 2006 and Love issues in 2009 which have been criticized and examined by some litterateurs in terms of different perspectives. It should be said that novels can be critiqued and examined in the light of the dif-ferent perspectives. For example, these kinds of studies can be viewed in terms of social life. The purpose of this paper is to examine nationality and being a Turk based on speculative aspects of the novels of Elif Şafak. The cases in the novels of Elif Şafak are based on different nationalities, cultures and countries. Multicultural perspective becomes a matter of primary im-portance in the novels of Elif Şafak. Besides this, nationality is given mi-nor importance in these novels. Nationality and being a Turk in the novels of Şafak are not based on the common definition of the concept of nation-ality.

Özet

Elif Şafak, son on yıldır adından en çok söz edilen, romanları çok fazla satılan ve okunan yazarlar arasındadır. Gerek edebiyat alanının dışında tartışmalara konu olan 2006 yılında yayımladığı Baba ve Piç’le gerekse 2009’da yayımlanıp yüksek satış rakamlarına ulaşan Aşk’la Elif Şafak’ın romanları dikkat çekmeye ve değişik açılardan değerlendirilmeye devam etmektedir. Elbette ki edebî eserler farklı yaklaşımlarla ele alınabilir. Edebî eserlerin ele alınabileceği yaklaşım tarzlarından birisi de edebî endişeyi kaybetmeyen sosyal meseleler ağırlıklı incelemelerdir. Bu çalışmada da Şafak’ın romanlarının kurgusal dünyasına yansıyan milliyet ve Türklük kavramları incelenmiştir. Şafak’ın romanlarında vakalar değişik milletlere ve kültürlere ait şahısların ilişkileri üzerine kurulmuş, değişik ülke ve coğrafyalar mekân olarak kullanılmıştır. Bütün romanlarda çok kültürlülük, daima bir arka plan olarak kendini hissettirmiş ve bir milliyete aidiyet konusunda tarafsız bir anlayış ortaya konulmuştur. Romanların sosyal dokusu, klasik milliyet kavramına uymayan bir zeminde te-mellenmiş ve bu temel üzerinde bir Türklük algısı yansıtılmıştır.