Journals / Türk Kültürü ve Hacı Bektaş Veli Araştırma Dergisi / 2015 / Cilt: 0 - Sayı: 73

An example for the contribution of Bektashi and halveti on islamisation of Macedonia: Bektashi and halveti dervish tekkes in Kircova

Makedonya'nın islamlaşmasında Bektaşi ve halvetiliğin ktkısına bir örnek: Kırçova'da Bektaşi ve halveti tekkeleri

Pages
129–151
DOI
—

Abstract

Macedonia, which constitutes the centre of the Balkan Peninsula, remained under the beliefdeveloped in the direction of east and west and socio-cultural sphere of the infuence whichformed within this context thanks to its position. Blended between two opposite poles, Macedonian lands and communities merged with Islam notably afer the Otoman conquest ofthe region. A high level atmosphere of tolerance was established in the Balkans, with Turksbrought from Anatolia to the region and relocated with a specific setlement policy andwith their understanding of Islam. Te provision of the merging ground, which developedbetween the Christians who lived there for a very long time and the Muslims who came tothe Balkans aferwards, came from Islamic mysticism and humanity which lies within thefoundations of this understanding. An Islamic culture also emanated in the Balkans whose infuence was clearly seen and continued its presence for long years along with the religiousorders founded in humanity, patience and tolerance. Te purpose of our study is to presentthe infuence of mysticism and religious orders with lodge culture moving in this direction,in the difusion of Islam in the Balkans and its embracement and assimilation by wide communities, particularly over the city of Kırcova.

Özet

Balkan Yarımadasının merkezini teşkil eden Makedonya, bu konumu sayesinde doğu ve batı istikametinde gelişen inanç ve bu bağlamda oluşan bir sosyo-kültürel etki alanında kalmıştır.İki zıt kutup arasında harmanlanan Makedonya toprakları ve halkları, özellikle Osmanlılarınbölgeyi fethi ile birlikte İslamiyet ile kaynaşmıştır. Anadoludan bölgeye getirilip belirli biriskân politikasıyla yerleştirilen Türkler ve onların İslam anlayışlarıyla da, Balkanlarda sınırları üst düzeyde bir hoşgörü ortamı kurulmuştur. Balkanlara sonradan gelen Müslümanlar ileuzun süredir burada yaşayan Hristiyan yerli halk arasında gelişen kaynaşma zemininin sağlanmasında ise, tasavvuf ve bu anlayışının temelindeki insan sevgisi yer almıştır. Temelindeinsan, sabır ve hoşgörü olan tarikatlarla birlikte, Balkanlarda etkisi çok belirgin bir şekildegörülen ve uzun yıllar boyunca varlığını sürdüren bir İslam kültürü de oluşmuştur. Çalışmamızın amacı, Balkanlarda İslamın yayılması ve geniş halk toplulukları tarafından özümsenerek benimsenmesinde tasavvuf ve bu eksende hareket eden tarikatlar ile tekke kültürününetkisini, Kırçova şehri özelinde ortaya koymaktır.