Journals / Türk Kültürü ve Hacı Bektaş Veli Araştırma Dergisi / 2021 / Cilt: 0 - Sayı: 100
Comparative Study on the Terms and Conditions of the Yassawi Tariqat “Zikr Jehri”
- Pages
- 327–346
- DOI
- —
Abstract
Islam has become a religious and spiritual, historical and cultural heritage of many nations and has more and more evolved in the traditions and worldview of the peoples of different regions. It is clear that the Türkic people who converted to Islam were included in the Muslim community with their religious and aesthetic principles, knowledge, culture, traditions and legal system. Similarly, Sufism was adopted in every region and received a peculiar flavor. This article discusses how the doctrines and practices of reputable sheikhs of the Tariqa Yassaviya are based on Islamic sharia, which shaped the image of “Islamic Islam” in Central Asia, how their doctrines are criticized in orthodox Islam, and how they responded to criticism and answered questions from society. The issues and polemical problems of the Yasav school are examined through the pages of the sources of the Middle Ages. There were criticisms and comments about the cehri zikir used in the Yassawi tariqat. Criticism essentially covered two topics. The first was a cehri zikir performed by women in the men’s community, and the second was a critique of the teoni and prayers used in public cehri zikir. Both sides provided evidence supporting their views in the verses of the Qur’an and the hadith of the Prophet. The article also discusses the types and features of public buckthorn remembrances related to the Yassawi tariqat.
Özet
İslamiyetin ilk yayılış yıllarında pek çok halkın dini ve manevi, tarihi ve kültürel tartışmasına neden olan çeşitli yörelerde yaşayan yerel halkların gelenekleri, dünya görüşleri ve manevi değerleri açısından bir münakaşaya hedef olmuştur. İslam dinini benimseyen milletler Müslüman cemaatine kendine has dini ve estetik prensipler, görüşler, kültür, gelenek ve hukuk sistemiyle birlikte katıldığı aşikârdır. O yüzden İslam dini çeşitli halklarda türlü şartlarla benimsenmiş ve kendine özgü bir renge bürünmüştür. Çalışmada pek çok araştırmacılarca ‘Halk İslamı’ şeklini oluşturduğuna inanılan Orta Asya’daki Tasavvuf tarikatları (Yesevilik ve Nakşibendiyye) temsilcilerinin kendi öğreti ve uygulamalarını İslam şeriatına nasıl oturtabildiği, onların hangi öğretilerinin Ortodoks İslam’da bir eleştiriye uğradığı, o eleştirilere mutasavvıf şeyhlerinin nasıl bir tepkide bulunduğuna dair sorulara cevap aranmış ve buna ait veriler gözden geçirilmiştir. Yesevilik ve Hacegan / Nakşibendiyye tarikatı temsilcilerinin tartıştığı konular tartışılmış ve dini akidelerinin meşrulaşma usulleri ve çözüm yolları araştırılmıştır. Yesevi tarikatında Cehr-i Zikre ait eleştiriler ve yorumlar yapılmıştır. Eleştiriler genellikle iki konuyu kapsar. İlki, erkek topluluğunda kadınlar tarafından yapılan bir cehr-i zikr, diğeri ise kamu cehr-i zikirlerinde kullanılan teori ve duaların eleştirisidir. Her iki taraf da kendi görüşlerini Kur’an ayetleri ve Peygamberin hadisleriyle kanıtlamışlardır. Çalışmada ayrıca Yesevi tarikatı ile ilgili cehr-i zikirlerin türleri ve özellikleri de tartışılmıştır.