Journals / Türk Kolon ve Rektum Hastalıkları Dergisi / 2021 / Cilt: 31 - Sayı: 1
Pelvic Exenteration for Recurrent Rectal Cancer: A Single Institution Experience
- Pages
- 20–24
- DOI
- —
Abstract
Aim: Rectal cancer is an important cause of cancer-related deaths worldwide (1-2). Although rectal cancers can be diagnosed earlier nowadays due to the development of screening programmes, 18% of patients have a locally advanced stage at the time of diagnosis (3). Despite the improvements in total mesorectal excision and oncological treatments, the locoregional recurrence rates vary between 6-10% in rectal cancer patients (4-5). Method: The data of patients who underwent pelvic exenteration for recurrent rectal cancer in our clinic between January 2015 and December 2019 were retrospectively analysed. Results: It was found that the patients with lymphovascular invasion (LVI) and perineural invasion (PNI) showed statistically poor survival rates (p=0.038/0.022). Two of the patients had a positive surgical margin and two others had a positive radial margin. There was no statistically significant difference between surgical margin positivity and prognosis (p>0.05). The mean number of metastatic lymph nodes was 4.0 (0-12), and the total number of lymph nodes was 12.35 (2-27). There was no statistically significant difference between patients with lymph node metastasis in terms of survival (p=0.079). Seven of the patients (41.1%) received systemic treatment before the surgery. It was statistically determined that the patients who received this treatment showed better survival rates (p=0.045). Conclusion: It was found that pelvic exenteration had a positive effect on survival and local recurrence in recurrent rectal cancer, and that neoadjuvant therapy increased survival rates.
Özet
Amaç: Rektal kanser tüm dünyada kansere bağlı ölümlerin önemli bir nedenidir (1-2). Günümüzde gelişen tarama programları ile birlikte rektal kanserlere daha erken tanı konulabilse de tanı anında hastaların %18’i lokal ileri evrededir (3). Total mezorektal eksizyon ve onkolojik tedavilerdeki gelişmelere rağmen rektum kanserli hastalarada lokorejyonel rekurrens oranları %6-10 arasında değişmektedir (4-5). Yöntem: Kliniğimizde Ocak 2015-Aralık 2019 tarihleri arasında nüks rektum kanseri nedeniyle pelvik ekzantrasyon yapılan hastaların verileri retrospektif olarak inceledi. Bulgular: Patoloji raporları incelendiğinde hastaların 10’unda (%58,8) lenfovasküler invazyon, 10’unda (%58,8) perinöral invazyon vardı. lenfovasküler invazyon ve perinöral invazyon olan hastaların istatistiksel olarak kötü sağkalım gösterdikleri saptanmıştır (p=0,038/0,022). Hastaların 2’sinde cerrahi sınır pozitif gelmiş olup, 2’si de radyal sınır pozitifliğiydi. Cerrahi sınır pozitifliği ile prognoz arasında istatistiksel olarak anlamlı fark yoktu (p>0,05). Metastatik lenf nodu sayısı ortalama 4,0 (0-12), toplam lenf nodu sayısı ortalama 12,35 (2-27) olarak bulunmuştur. Lenf nodu metastazı olan hastalarda sağkalım açısından istatistiksel olarak fark bulunmamıştır (p=0,079). Hastaların 7’si (%41,1) operasyon öncesi sistemik tedavi almıştır. Sistemik tedavi alan hastaların daha iyi sağkalım gösterdiği istatistiksel olarak saptanmıştır (p=0,045). Sonuç: Nüks rektum kanserinde pelvik ekzantrasyon ve neoadjuvan tedavinin sağ kalımı artırdığı lokal nüksü azalttığı gözlenmiştir.